'Yolgeçen hanı' diye bir deyim vardır ya hani, herkes bilir. Daha çok selam vermeden gelip geçenler için söylenir, ikaz mahiyetinde.
Evet, han dediğin eskinin oteli, gelen kalır, işi biten alır dengini çeker gider. Yani yolgeçen hanı, yani sözü edilen.
Hah işte, dünya da öyle, yolgeçen hanı, insan için. Yalnız insan için mi? Bu dünyadaki her tülü canlı için de öyle. Gelişimiz pek selâmsız olmasa da gidişimiz selâmsızdır. bir "eyvallah" diyecek zaman bulamayız hiç kimseye.
Lafı uzatmanın alemi yok. Âşık Veysel'in dediği gibi iki kapısı olan bu handan çırılçıplak içeri giren, bir gün mutlaka diğer kapıdan yine çıplak olmasa da beş metre bir bezle çıkıp gidecek.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



