Yankı Ağıdı Şiiri - Ahmet Hani

Ahmet Hani
464

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Yankı Ağıdı


Dağlar… dağlar…
Taş ve kayalar;
güneşin kavurucu soluğu
çatlamış toprağın
teninde yanar.

Şıngır… şıngır…
Zincirin sesi
rüzgârın damarlarında
dolaşır.

Ayaklar
kana ve toprağa bulanmış;
bozkırın kemiklerine
kızıl bir iz
çizer.

Bir köle,
yakıcı güneşin altında;
gözleri,
taşın içinde hapsedilmiş
son sudur.

Çekiç ve taş,
çekiç ve taş
zamana inen
ve onu
parçalayan darbeler.

Şıngır… şıngır…
Zincirin sesi
yeniden düşer
dağın sessizliğinin
en dibine.

Cılız bir beden
çekiç ve taş…
Tak… tak… tak…

Çekiç taşa;
taş tarihe;
tarih kemiğe iner.

Kemiklerin acı sesi;
hıçkırık… hıçkırık… hıçkırık…
yere yığılmış bir köle.

Kamçı… kamçı…
Kölelerin sessiz çığlığı
acı havada
uzun uzun yankılanır.

Rüzgâr,
hâlâ kölelerin
ağıdını söyler.

Ahmet Hani
Kayıt Tarihi : 25.06.2026 18:35:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!