Yangın Şiiri - Fulya Aras Koca

Fulya Aras Koca
16

ŞİİR


15

TAKİPÇİ

Yangın

Anızlar yanıyor, ben üşüyorum

Altı ay yere, altı ay göğe dualar edilmiş
Sapan öküzde, anam önde gitmiş
Yağmur düşmüş, rüzgar esmiş
Başak, yere boynunu bükmüş
Anızlar yanıyor, ben üşüyorum

Hasat kalktı, balya bağlı
Mahsul ziyan ambar yarıda kaldı
Tüccar fiyat vermez, rızkımız ziyan oldu
Anızlar yanıyor, ben üşüyorum

Babam avluda bağdaş kurmuş
Sırtında emprimiş bir aba
Dumana durmuş gözlerinde
gömdüğü evlatlarından kalma kapanmaz yara
Nasıl der ki; aş yok geride kalana
Anızlar yanıyor, ben üşüyorum
Duyun artık bu sesi
Yarınlarımız tutuşmuş, biz ölüyoruz!

Fulya Aras Koca
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Naime Özeren
    Naime Özeren

    Köylümüzün acı gerçekleri. Hiç abartısız düşmüş dizelere şairenin yürek sesinden. Bir top alev gibi...

    VE ÖYLE BİR YANGIN Kİ TÜM ÜLKEYİ SARMIŞ VE ÖYLE BİR YANGIN Kİ.YANAN YARINLARIMIZ DEĞİL SADECE, YARINLARDAN DA ÖTE...

    Kutluyorum içtenlikle Fulya hanım...Sevgimle...

  • Yağız Eylülle İsyan Gibi
    Yağız Eylülle İsyan Gibi

    ÇOK HOŞ Bİ ŞİİR.. KÖY PEYNİRİ TADINDA KÖY EKMEĞİ KOKUSUNDA BURAM BURAM...

  • İlyas Ateş
    İlyas Ateş

    Anlamlı bir şiir tebrikler gönlünüze sağlık

  • Şaban Kalyoncu
    Şaban Kalyoncu

    Hayat kuşun avazında
    Sevda açar kanadında
    İnsan her daim bahardır
    Aşkın yürek yangınında

    ESenlikler dileklerimle...

  • Şaban Kalyoncu
    Şaban Kalyoncu

    Hayat kuşun avazında
    Sevda açar kanadında
    İnsan her daim bahardır
    Aşkın yürek yangınında

    ESenlikler dileklerimle...

  • Bülent Baysal
    Bülent Baysal

    Bekle kar altında kalan buğday tanesi
    Yine onun sularıyla yeşereceksin
    Göz yaşların çare değil büyü
    Başını dik tutabilirsen boy vereceksin.....Yavuz Bingöl Buğday tanesi adlı şarkısından...

    Çiftçilik hele ki bu zamanda en zor ve en riskli iş maalesef...
    Toprağı sürmek var, tohumu var, sulaması var, bekleyip büyümesi için kollamak korumak ilaç gübresi var... mahsülü toplaması var ayrıca birde harmanı var... Bunca emekten sonra evinin geçimini temin edemeyecek bir verimle ektiği tohumu bile kurtaramayan onca emek ve uğraşın heba olmasına mı yansın o yürek yoksa önündeki kışın nasıl geçeceğine mi ailesini neyle doyurup besleyeceğine mi yansın...

    Mazotun beş liralara dayandığı günümüzde çiftçi bu fiyata mücadele ederken zengin beylerin yatlarına mazotun 1,5 liralara vermesi ise çiftçiye yaptığı en büyük zulümdür...

    Aslında bu konuda söylenecek o kadar yanlışlıklar var ki... Saymakla biter mi... Hiç sanmıyorum... Kanayan bir yaranın kangren olmuş halidir köylümüzün yaşadıkları...

    Kaleminize sağlık Fulya hanım...
    Sosyal bir yaraya parmak basmışsınız...

    Nicelerine... Saygıyla...

  • Deniz Yusuf Hüseyin
    Deniz Yusuf Hüseyin

    Doğduğum köyü anımsattınız. Buğdayları toplar harman yerine getirirsik, iki öküzü düvene koşar saman oluncaya kadar 360 derece dönerdik, sonrasında poyrazın çıkmasını bekler, çıktığında saman ile buğday tanesini savurarak birbirinden ayırırdık. Her evde 5-10 tavuk mutlaka bir inek bulunurdu. Köylülünün ürettiği ürünler para yapmadığı için köylüler çalışmak için büyük sanayi kentlerine göç etti, köyler boşaldı... Şiiri okuyunca yüreğimi hüzün kapladı.

TÜM YORUMLAR (7)