Gelmiş geçmiş güzellerin güzeli
Kim öğretir sana bunca cefayı
Böyle dert yok kendim bildim bileli
Kim öğretir sana bunca cefayı
Dünya mı ki o da böyle yalancı
Ben kavgada ölmek isterim
Bir sevginin kavgasında vuruşarak
Öyle durup dururken
Bir kalp sektesi almamalı canımı
Ya da ters şeritten gelen bir aracın altında kalmamalıyım
Çikolata için beklerdim ben babamı
Yağmurlu akşamlarda kışın
Bir korkuyla asılırdı boynumda merak
Hiçbir şey ummadan beklemeyi ben büyüyünce
Senden öğrendim
Denizlerden daha derin kalacak sevgim
Daha mavi ve daha sonsuz
Dalga geçecek zamanla
Martılarla oynaşacak
Hasretleri taşıyacak saf yelkenlerle
Çölleşmiş kalbin senin
Kaybeder yolunu umudun kervanı
Gözyaşı kum fırtınasında kurur yere düşmeden
Sefa arayan cefa bulur yolunda senin
Vefa arayan bela
Kaktüslerin dikeni gönlüne batar
Dert etme canım o kadar sen de
Birlikte olmamız kısmet değilmiş
Görüyorsun suç ne sende ne de bende
Bir çare bulmamız kısmet değilmiş
Cıvıltın olmadan bahar imkansız
Nasıl eğleneyim nasıl güleyim
Küsmüş bana çoban neyime bayram
O nazlı güzele sevdiceğime
Olmayınca kurban neyime bayram
Ayağındaki toz parlak altından
Kavuşmayı benden daha çok ister
Ağlar iken gülen yorgun gözlerin
Yağmura tutulmuş yangından beter
Ağlar iken gülen yorgun gözlerin
Birbirinden uzak yoldaşlar gibi
Aşk zamana bindi ben kaldım yaya
Umutlar hayaller mazide kaldı
Nasıl aldanmışım dönek dünyaya
Amaçlar emeller mazide kaldı
Bitmez bir hazine sandım gençliği
Gel şahin bakışlı aslan Muradım
Sayamıyom kaç yıl oldu gel n'olur
Eller ihya oldu gitti gideli
Ne hal ne gücüm kaldı gel n'olur
Çok az kaldı dedin birkaç yıl önce




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım