YA SEV BENİ YA ÇEK GİT
Ya sev beni,
öyle yarım yamalak değil;
bir gün göğsüne alıp
ertesi gün yabancı gibi bakma.
Bir elin elimdeyken
öteki vedada durmasın.
Gözlerin kal derken
suskunluğun beni uğurlamasın.
Ya adımı duana kat,
ya da dilinden sonsuza dek sil.
Beni ihtimallerinin arasında,
ne geleceğin
ne de vazgeçeceğin bir yerde
bekletme artık.
Ya sev beni,
ya çek git.
Ben senin “belki”lerinde
kaç mevsim eskittim.
Her gelişini bahar sandım,
meğer sen
yalnızca kendi kışından kaçıp
bana sığınıyormuşsun.
Ben seni ev bildim,
sen beni
yalnız kaldığında uğradığın
bir sokak…
Bazen dönüşünü aşk sandım,
meğer özlediğin ben değilmişim;
sana kendini unutturan
huzurum muş.
Sen her gidip geldiğinde
ben biraz daha terk edildim.
Her “kal” deyişinde umutlandım,
her susuşunda
içimde bir şey sessizce öldü.
Şimdi bana
“Biraz daha bekle,” deme.
Ben beklerken
kendimden çok uzaklaştım.
Yüzümü aynalarda değil,
senin kararsız bakışlarında aradım.
Seni kaybetmemek için
kendimi kaç kere susturdum,
biliyor musun?
Kaç gece içimde kopan fırtınayı
uyuyorum san diye
sessizce yuttum?
Oysa aşk,
birini bekletmek değildir.
Aşk, kapıya kadar gelip
içeri girmeye korkmak değildir.
Aşk, giderken ardında umut,
dönerken yeniden yara bırakmak değildir.
Seveceksen,
bütün yaralarınla gel.
Senden kusursuzluk istemiyorum;
yalnızca sahici ol.
Kırıklarını saklama,
karanlığından utanma.
Ben seni en güzel hâlinle değil,
en gerçek hâlinle sevmeye razıyım.
Ama sen de
beni yalnızca gülerken sevme.
Sesimin sustuğu yere kadar in,
gözlerimin ardında biriktirdiğim
o uzun geceyi gör.
Beni özlediğinde değil,
beni seçtiğinde gel.
Canın sıkıldığında değil,
canın yandığında da yanımda kal.
Bir anlık hevesle değil,
bir ömürlük cesaretle tut elimi.
Çünkü ben
bir akşam sevip
sabah unutulacak kadın değilim.
Ben senin kararsızlığında
kendimden çok eksildim.
Sana yer açarken
içimde bana ait ne varsa
kenara ittim.
Şimdi anlıyorum:
Bir insanı sevmek uğruna
kendinden vazgeçmek,
sevgi değilmiş.
Aşk iki kişilikmiş;
birinin yanıp
ötekinin uzaktan ısındığı
bir ateş değilmiş.
Bu yüzden
ya kalbime hakkını ver
ya da içinden çık.
Gideceksen de
kapıyı usulca kapatma;
öyle sert çek ki
içimdeki son umudun da uyansın.
Ardına bakma.
Bana yarım bir gülüş,
eksik bir cümle,
dönmeye benzeyen bir sessizlik bırakma.
“Belki bir gün” deme.
O günün gölgesinde
bugünümü çürütme.
Beni gelecekteki bir ihtimale değil,
şimdiki yokluğuna teslim et.
Giderken suçunu bana bırakma.
“Sen de çok sevdin,” deme.
Benim seni sevmem
senin beni yarım bırakmanı
haklı çıkarmaz.
Ya sev beni;
bir insan bir insanı
nasıl memleket bilirse öyle…
Sesimde dinlen,
kalbimde yerleş,
en kötü gününde bile
beni gitmekle korkutma.
Ya da çek git;
bir sürgün ardında
nasıl ayak izi bırakmazsa öyle…
Çünkü ben
ne yarım bir sevdaya sığarım
ne de arada bir hatırlanmaya.
Ne senin boşluğunu doldurmak için varım
ne de karar verene kadar
kalbini oyalamaya.
Artık yarım gelene
bütünümü vermeyeceğim.
Beni seçmeyene
kendimi anlatmayacağım.
Bir gün sever diye
bugün sevilmemeye razı olmayacağım.
Kalmak cesaret ister,
gitmek dürüstlük.
Sen hiçbirini yapmadan
beni ikisinin ortasında öldürme.
Ya ömrüme karış,
ya yolumdan çekil.
Ya ellerimi tut
ve bir daha bırakma,
ya da bende kalan
son hâlini de al götür.
Ama ne olur,
kapımda bir gölge gibi durma.
Ya sev beni…
Öyle bir sev ki
bütün gidişlerin yolu kapansın.
Ya da çek git…
Öyle bir git ki
senden sonra
kendime dönebileyim.
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 20:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!