Elimdedir yüce Kur'an,
Geldim sana ya Ğufran,
Ne olur derdime derman,
Bulayım çare ya Emman.
Örtümü yüzüme sardım,
Boş elimi sana açtım,
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Allah hak yolundan ayırmasın cümlemizi. Tasavvufi, irşadi bir şiir olmuş. Kutlarım..
duanız duamızdır tebrikler
selam sevgili can mesajınıza teferuatlı bir yanıt verdim bilmem okudunuzmu .
anlaşılıyorki beni azdaha teferuatlı tanımanız gerek.
www.sehitli.com
bu sitede bana ayit üyelikde istemiyor zaten hazırlık aşamasında
giriniz ve radyonun üstüne tiklayınız çeşitli canlı yayınlar izleme ve dinleme imkanları bulacaksınız dini konularda beni anlamanıza vesile olacağını düşündüğüm için bu siteye davetlimsiniz .
bu şiirinizden ötürü sizi kutluyorun saygılar hüseyin.
Elimdedir yüce Kur'an,
Geldim sana ya Ğufran,
Ne olur derdime derman,
Bulayım çare ya Emman.
Örtümü yüzüme sardım,
Boş elimi sana açtım,
O hain melundan kaçtım,
Arşına geldim ya Emman.
Ahmet Muhammed'e uydum,
Çok şükür yolunu buldum,
Sana yöneldim mabudum,
Aşkını buldum ya Emman.
Yüzümü döndüm kıbleye,
Başımı koydum secdeye,
Bu gözyaşımı dinmeye,
Bulayım çare ya Emman.
Ey kâinatı yaratan,
Ve nurları aydınlatan,
Mazlumu zulümden kurtaran,
Bizi de kurtar ya Emman.
Yasin okuyan diller,
Dinlesin bütün melekler,
Kabrime al beyaz güller,
İle yeşersin ya Emman.
Resülün sancak gölgesi,
Oraya sığdır herkesi,
Bulalım cennet adresi,
Koşup girelim ya Emman.
Eline ve yüreğine sağlık Fatma kardeşim,,Allah razı olsun,,Bu tür şiirleri senden güzel yazan yok,,bunu kabul et,,yazmak için yüreklerin Allah sevgisi ile dolu olması gerek,bu da sizde var,,inançlı biri olmama rağmen yazamıyorum ben,yazsamda siziki kadar güzel olamaz,,,saygılar,,,
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta