yine bir şafak söktü, gün yükseldi üstüme
geceleri sağaltan gamzenle uyanmadım
bir inkisarla daha boyun büktü düşlerim
visâlinin rengine bugün de boyanmadım
baygın soluklarıma can umdum nefesinden
çölleşen topraklarım yağmur bekler sesinden
müjganından savrulan aşkın şeraresinden
deryalar tutuştu da, ben bir zerre yanmadım
lutfedip düş benim de bir kor gibi ruhuma
yansın hezeyanlarım süzülüp de ufkuna
şefkat bulutlarından çağlayan yağmuruna
tutuldum sırılsıklam, bir damla ıslanmadım
görmedim, her geceme yüz-i mâh’ın doğdu da
farketmedim, ışığın kalbime dokundu da
iklimin âb-ı hayat ırmağını sundu da
yüklenip kirlerimi suyunda yıkanmadım
gel gitlere tutuldum, sendelendim kimi dem
baş kaldırdı, gelmedi, bazen peşimden gölgem
netameli sulara yelken açtı da gövdem
yine kırdım dümeni, incisine kanmadım
gezindim herkes gibi ben de türlü şehirde
nefes de alıyordum bakınca zevahirde
sürüklenip durdum da çamur yüklü nehirde
sen içimde oldukça, duruldum, bulanmadım
sendin karanlıklarda ay'ca ışıtan beni
esrik hülyalarımda tülce kuşatan beni
nefes nefes üfleyip düşce yaşatan beni
her dem seni içtim de, hiçbir günâ kanmadım
mevsimler hazan oldu eylül nakışlı soldum
fırtına boran oldu toz dumanda kayboldum
âlem gülistân oldu bense mürg-i bâğ oldum
senden gayrı bir gülün yaprağına konmadım
nicedir yollarında vuslat beklemekteyim
umudumu her şafak vakti bilemekteyim
her kırık niyazımda seni dilemekteyim
eşiğinde durmaktan serzenip usanmadım.
Mehmet Osmanoğlu
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 09:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Naat olarak yazıldı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!