Artık daha az seviyorum seni;
giderek daha az,
senden daha fazla az
kendini iyileştiren bir yarayı kanatıyorum
Cibi condimentum est fames*
Ey esrikliğinde açlık ordusu kurulan başak
Küçüktü daha parmaklarım,
kaç kardeş olduğumu
serçeyi sayma dediğinde anladım!
Dün bir buluttum oysa
Annemin çeyizinde yüzümün motifleri;
akıtmışım yaşları
gözlerim kuruyana dek!
Dilini bilmediğim
bir ağıt saç tellerimde,
Özlemek nasıl bir şey,
siyahın beyaza yeminli olduğu
bir fotoğrafın isyan serinliği.
Tam karşımda çerçevesini terk eden
daha çok sıkıyorum
avuçlarımdaki yüreğimi
geceler uzayıp
gündüzler kısalıyor öyle olunca
Hiç tanımadığı elleri
göğüs kafesinden içeri alan,
yüreğimi yüreğinde bildiği halde
unutup gideni
bir düş(üş) benimkisi
bulutun kenarından ilk damlanın yağış biçimi
ben en çok yağmura benzerim sevgilim
belki çisenti
belki sulusepken
siyah beyaz bir fotoğrafın gece bekçisiyim
kimsesiz geometrik şekiller üretirim
en fiyakalı makasımla
narkozu olmadan yırtıyor saç tellerini
Aşk boyutlarındaki yüreğim
tüm varlığım benim,
kendinde tekrarlayarak seni
çiçeklenmenin ve yeşermenin
sonsuz maviliğine götürecek.




-
Aylin Antmen
Tüm YorumlarVeysel bir kardeşten daha fazlası, belki de acıların içindeki en umutlu insandır...
Yüreğindeki sıcaklıkla sizi kucaklar ve ihmal istemez.
Şiirlerine gelirsek eğer, burada okumaktan en haz aldığım şair.. evet şair... kendime bile bunu demezken
ona diyorum...
Yolların kelebeğine ...