Sen de yalnızsın ben de yalnızım
akıp giden zaman içinde
hep aynı saatte buluşuyoruz seninle
ve aynı hiçliği paylaşıyoruz
esmer bakışlarını dikip üstüme
kimseye açmadığım sırlarımın şâhidi oluyorsun
bazen dizelere dökülürken duygular
bazen de yüreğimde örülürken
evet sen vefâlısın
her gün aynı saatte bekliyorsun beni
ellerinde bir buket siyah lâle
fakat
neden hep susuyorsun
yüzüme
neden öyle mahzun bakıyorsun
teselli edeceğine beni
neden inciler döküyorsun sen de yanaklarından
haykırmak istiyorsun sanki bazen
gün doğarken çıktığın meçhul yolculuğuna
beni de çağırıyorsun
kurtarmak ister gibi hayatın yükünden beni
haydi yapsana
haydi çağırsana
haydi alsana beni yanına
yine öyle donuk baktın yüzüme
ah! bir anlayabilsem dilinden
bir görsem yüreğini
esrarını bir çözebilsem
alıp da her gün en gizli sırlarımı
nereye götürüyorsun
kucağında salkım saçak onca yıldızla
nereye kayboluyorsun
evet anlıyorum
ve biliyorum gitmek zorundasın
yüreği efkârına dar gelen
benim gibi onca sırdaşın
kızıl ufukta yollarını gözlüyor
buruk tebessümünle sanki
“onların da hakkı var” diyor
ve yarın yine buluşmayı diliyorsun
fakat buluşup buluşamayacağımızı
ne ben biliyorum ne de sen biliyorsun
esmer yüzün aydınlanıyor
artık can çekişiyorsun yarın doğmak üzere
toplayıp bütün esrârını sinende
işte yine gidiyorsun meçhul ülkene
elveda vefakâr dostum sana
güle güle
hakkını helâl et sırlarımı kimseye söyleme
buluşuruz nasipse yine
yarın aynı saatte
belki de aynı yerde.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 09:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Üniversite yıllarından kalma.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!