Veda Şarkısı Şiiri - Ernesto Che Guevara

Ernesto Che Guevara
7

ŞİİR


60

TAKİPÇİ

Veda Şarkısı

1.
Kayalıkta çakılı yelkenli
sana bırakıyorum veda şarkımı.
2.
Benim uzaklardaki ölümümün kanında tohumlanışı da
kayalar devranının altında değişken köklerle.
Yalnızlık! geçmişe özlem çiçeği canlıı duvarların.
Yalnızlık, yeryüzünde adanmış faniliğim.
3.
Taşımak istemiştim heybemde
yüreğinin gelip geçici tadını,
ama kaldı havaya çizilmiş kesin eğrilerle,
yadsıma oldu umudumun yiğitliğine.
Giderim hatıradan daha uzun yıllar boyu
kapalı yalnızlığıyla gezginin,
fakat havaya çizilmiş kesin eğri sanki bana döndü
ve bir işaret koydu pusula kaderime.
Sonu geldiğinde bütün gündelik işlerin
yol yapacağım bir geleceğim olmasa,
gelmiş olacağım bakışında canlanmaya
kaderimin sırıtan parçası olarak.
Gideceğim hatıradan daha uzun yollar boyunca
zincir halkaları gibi eklenen elvedalarla zamanın akışında.

4.
Dimdik hatıra sonunda düşmüş yola,
usanmış beni bir geçmişi olmadan izlemekten,
unutulmuş yol kıyısındaki bir ağaçta.
Uzaklara gideceğim, hatıra
parçalanarak ölünceye yolun taşlarında,
ve devam edeceğim, içimde
hep o gezginin acısı, yüzümde gülümseyiş.
Bu dönenen bakış ve güç
büyülü bir matador mendilinde.
Alıkoydu kaygı duymaktan tüm çıkarlara,
hep yitiren bir çizgi oldu benim eğrim.
Ve bakmak istemedim seni görürüm diye
beni isteksizce davet etmeni
mutluluğumun pembe boyalı torerosu
Deniz seslenir bana sevecen elleriyle.
Çayırım -bir kıta-
Dümdüz yayılır, tatlı ve silinmezdir
alacakaranlıkta bir çan gibi.

5.
Bir sicil memuresi karşısında kurumlu bir doktor gibidir
kara bir mikroskopu gösteren bilim.
Sanat... sanat diye arzıendam eden şey
bir Leica'nın kısır mekaniğidir.
Acılar ve kaygılarla dolu bir yerli (ve tabii özlemleriyle
olup ta şimdi yiten için
ve onun dönüşünde arzu gönlünde) ,
coca, alkol ve açlığın aptalca gülümsemesiyle.
Üç kuruşa satılan cinsellik
-Amerika'da pek ucuz-
Boş çarşafların umursanmaz hatırası.
Guetamala bıraktın beni
bağrımda derin bir yarayla
ve de acılarını bana emzirme
ya da emme fırsatıyla,
kahreden bir hıçkırığın belirsiz duygusunda bulan kadını.
Kederleri teker teker birleştiren bir bağ var yine de:
uyanan insanın haykırışıdır o da.

6.
İşte bugün böyle titrek ellerle
belirsiz bir kayıta koyuyorum prizmamı.
Ağacın olgunluğunu tüketmeden
kasalanmış meyvanın garip tadıyla.
Çağırışını farkedemiyorum bazen
yaşlı, garip kanatlanmış kulemden,
fakat bazı günler var ki cinselliğin uyanışını hissediyor
ve bir öpücük dilenmeye dişiye gidiyorum
ve böylece beni arkadaş diye çağırmayanın
ruhunu hiçbir zaman öpemeyeceğimi anlıyorum...
Biliyorum ki tertemiz değerlerin kokusu
bereketli kanatlarla dolduracak beynimi,
Biliyorum ki hayata geçmesi mümkün olmayan
fikirleri barındırmak gibi zevkleri bırakacağım.
Biliyorum ki ölümüne çarpışma günü
halk çocukları benimle omuz omuza verecek,
halkın savaştığı amacın kesin zaferini
göremezsem eğer
fikri en yüksek geleceğe götürmek için
mücadele verdiğimdendir,
eski kabuğun tüylerini yolarken
doğan umudun kesinliğiyle biliyorum bunları.

Ernesto Che Guevara
Kayıt Tarihi : 20.7.2002 14:34:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Henry chinaski
    Henry chinaski

    Ah Che ah ne çok isterdim seninle bir puro veyahut yıllanmış bir Avrupa şarabı eşliğinde solgun halk çocuklarının ayaklanmasından bahsetmeyi

  • Gülsüm Tanrıverdi
    Gülsüm Tanrıverdi

    1.
    Veda şarkımı bırakıyorum sana
    kayalıklarda kalmış yelkenli
    2.
    Kayalar dünyasında değişken köklerimin altında
    tohumlanan ölüm kanımda uzaklarda…
    Issızlık, duvarlarda açan özlem çiçeği
    ıssızlık, yeryüzünde kendimi vermiş faniliğim
    3.
    Heybemde yüreğinin tadını
    omuzlamak istemiştim,
    havada çizilmiş kesin eğrilerde kaldı,
    yalanlar gibi yiğitliğini umudumun.
    Bir gezgin yalnızlığıyla gidiyorum
    uzun yollar gibi anılarından.
    Havadaki kesin eğrilerle bana döndü
    kaderine bir işaret koyan pusula.
    Bütün işlerim bittiğinde,
    bakışlarında canlanmaya gelirim.
    Geleceğimi kaderine yol yaparak
    gülümseyen bir parça olmak için.
    Birbirine eklenen zincir halkalarına benzer
    anılarından elvedalarla gidişim
    uzun yollar gibi zamanın akışında.
    4.
    Dimdik düşmüşken yola,
    yorulmuş bir anı gibi geçmişi olmadan izlemekten beni,
    ve unutulmuş yol köşesinde bir ağaçta.
    İçimde o gezginin acısıyla devam edeceğim yola
    yol kenarındaki taşlarda parçalanıp ölünceye dek
    gülümseyerek gideceğim anılarından uzaklara.
    Matadorun pelerinindeki büyülü güç
    bana dönüp bakmaktaydı.
    alıkoydu beni çıkarlarım için kaygı duymaktan
    ve çizgim kaybettikçe, eğri halini aldı.
    Beni isteksizce davet etmeni
    görmemek için bakamıyordum sana
    mutluluğumun pembeye boyalı matadoru.
    alacakaranlıkta bir çana benzer
    dümdüz yayılan çayırım (kıtam)
    tatlı ve silinmez
    sevecen elleriyle deniz seslenirken bana
    5.
    Kara bir mikroskopu gösteren bilim,
    bir sicil memuresi karşısındaki kuruntulu bir doktoru andırır
    Sanat… diye ortaya çıkan her şey
    bir Leica’nın verimsiz mekaniğidir.
    Acılar ve kaygılarla içinde bir yerli (ve tabii özlemle
    yitenin dönüşüne arzu duyan gönlünde),
    coca, alkol ve açlığın ahmakça gülümsemesi.
    Ü ç kuruşa satılan cinsellik
    -Amerika’da kelepir-
    boş çarşaflarda önemsenmez bir anı
    bıraktın beni Guetamala
    bağrımda derin bir yarayla
    ve kahreden bir hıçkırığın gizemli duygusudur
    emmek ya da emzirmek için acılarını
    bir kadını bulmak
    uyanan insanların çığlığıdır
    kederleri tek tek birleştiren o bağ.
    6.
    İşte bugün titreyen ellerimle
    prizmamı meçhul bir kayıta koyuyorum .
    Ağacın olgunluğuna zarar vermeden
    toplanmış meyvenin garip tadıyla.
    Çağırışını anlayamıyorum bazen
    yaşlı, tuhaf kanatlanmış kulemden,
    amma günler var kimi cinselliğin uyandığını duyuyor
    bir öpücük kadar dinlenmeye gidiyorum kadınıma
    böylece beni dost diye çağırmayanın
    hiçbir zaman ruhunu öpemeyeceğimi anlıyorum.
    Biliyorum ki ak pak değerlerin kokusudur
    beynimi verimli kanatlarla dolduracak
    Hayata geçmesi imkansız
    fikirler taşımak gibi zevkleri bırakmalıyım, biliyorum.
    Biliyorum ki ölesiye savaşacağımız gün
    halk çocukları omuz verecek bana
    halkın uğruna savaştığı amacın zaferini
    eğer göremezsem
    bu fikri en uzak geleceğe taşımak için
    verdiğim mücadeledendir
    eski kabuğun tüylerini yolarken
    doğan umut kadar kesin biliyorum bunları.
    Che

  • Nupelda Gule
    Nupelda Gule

    Bir devrin sembolü diyorlar adına... insanlık onurunu taçlandıran kavganında, sevdanında, ustası... 9 Ekim ölüm yıldönümü imiş, böyle bir yaşama ölüm neyler...Kitaplardan, şiirlerden öğreniyoruz: çoşkunu, heyecanlarını, karşılıksız vermeleri, hesapsız sevmelerini, ateşli kavganı... oysa ne çok isterdim güzel yüzünü görebilmeyi...

  • Erol Dal
    Erol Dal

    Che'nin
    Ölmeden söylediği şu sözler,
    ......
    Görevini yapıyorsun
    Halbuki ikimizde aynı saflardaydık
    Oyunu bozma
    Çek tetiği....
    ....
    Hayranlıkdan başka bir ifade de vermiyrmu size?

  • Bir Mim Kemal Ertuğrul
    Bir Mim Kemal Ertuğrul

    Ben de ALBAY_ gibiyim,uslanmaz bir CHE hayranı.....
    Aynı dönemlerde yaşamış olmak ve aynı havayı solumuş olmaktan son derece de mutlu hissediyorum kendimi..

TÜM YORUMLAR (6)