Veda Makamı Şiiri - Halil İbrahim Aydın

Halil İbrahim Aydın
19

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Veda Makamı

An gelmiştir artık, yola çıkma zamanı...
İlk değil elbet, belli ki son da olmayacak...
Hayat gibi bir şey
Geldik gidiyoruz meselesinin özü, özeti işte...
Genç yaşıma çok ‘merhaba’
Bir o kadar da ‘elveda’ sığdırdım.
İlk defa adını koyamadığım
Hâletiruhiye içerisinde gidiyorum.
Gitmek demişken, hayatımdaki en yerleşik eylem,
Çoğu zaman da gizli bir söylem...
Bırakıp tüm saman kâğıtları,
Manaları alıp da gidiyorum...

Dile kolay gelse de devirdiğim 41 ay,
Kırlaşan sakallarımdan anlıyorum şimdilerde mevsimi...
Bu kente gelmek zor iş, vesselam...
Gitmek ise bambaşka...
Öyle ya,
İnsanlığın yeniden var olduğu en eski coğrafya...
Çok şey öğrendim memleketin en ücra köşesinde:
İnsanlığı, insafsızlığı, kaybetmeyi, kazanmayı,
Acıyı, sızıyı, dostluğu, sevdayı, ayrılmayı,
Elbet yaşamayı...

Böyledir hikâyesi insanoğlunun,
Bir var’mış bir yok’muş meselesi...
Zor olmuştur hep ve zor olacaktır elbet,
Ayrılığı insanın...
Garip bir zaman, kırık bir ruh hâlidir,
Veda makamı...
Geçen zaman içinde makamlar,
Hicaz ile Hüzzam arasında gidip, geldi...
Aşkefza da kulağımıza çalınmadı değil...
Bir de Neva makamı olmasa beni benden alan,
Anlam dünyasına katan...

Her hafta mecburiyetten gittiğim yollarda öğrendim,
En farklı yol hikâyelerini...
Ve kendi öykülerimi yazmaya başladım,
Bir bir yaşayarak.
Bir yanım sınır kenti diğer yanım masmavi...
Mesafeler arasında en derin elvedaları öğrendim,
O elveda ki, her daim sonbaharlara denk geldi.
Bir son bir bahar işte...
Utangaç zamanların iklimi, sonbahar...
Baharın, yaprağın, yeşilin, çiçeğin sonu...
Sararmış yapraklar, en ince makamlar
Ve yeşile hasret anlara denk gelen, vedalar...
Böyledir vedalar, bir var’mış bir yok’muş meselesi...
Elbet, hayatın kendisi (el)veda,
Her daim bir veda...
Yaprak misali uzaklaşır
Dalından, havasından, suyundan
Ve bir seda duyulur inceden, derin bir veda...
Yaprağa benzer insanoğlu, bir yandan diğer yana...
Ne kuru dallar anlar yaprağı ne bir ağaç ne de bir gece...
Bir ‘sen’ kaldın aklımda hece hece...
Kulağımda Sezen’den bir şarkı;
“Geldim defalarca, gittim defalarca kaç bahçe kuruttum
bilmem...”

Zaman, ‘merhaba’ ile ‘elveda’ arası, gerisi yalnızlık sahası...
Bir kez yola çıkıldı mı, her daim hazır olmalı vedalaşmaya...
Yol bir hazan mevsimi...
Sarı sarı dökülür topraklara...
Ve bir kelime süzülür anlara, elveda...
Bir kente elveda, bir sevgiye,
Dosta belki ve/ya bir an’a, anıya, sevdaya,
Feryat figan ederek Leylâ’ya...

Yolcudur insan veda yolu üzerinde...
Bazen gül bazen vuslat olan her ‘elveda’
Yeni bir ‘merhaba’ya gebe...
Bir veda türküsü var sanki havada
Ya da son baharın tadında, tanımında...
Başka bir yola ‘merhaba’ demek için ‘elveda’...
Sade bir veda...
-Hoşça kalınız

Halil İbrahim Aydın
Kayıt Tarihi : 12.5.2019 10:53:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!