hani şöyle bir koltuğun eskimiş yalnızlığına
uzansan...
elimde az manalı, ucuz bir roman...
rüyalarımı ve seni
yalnız ve uykusuz saat dilimlerine
bölsem...
ve meselâ...
sonra uyuya kalsam...
yürüsek taşlı bir kumsalın üzerinde
denize paralel...
güneş tenimize,
aklımız başımıza gelse...
sonra kumsal bitse,
uyansam dalgaların sesine
ve meselâ...
hemen sonra sen gelsen...
öpünce geçmeyecek kadar derin yaralarımı sarsan. yorgun
aklımın sığınacağı tapınak olsan...
ve mesela...
beyaz örtülü masalarda rakı içsek
Koço'da ya da Piraye de...
altın seri hatırına ve bolca dert ve biraz pilaki ile
ve meselâ...
dünya dönerken
müsait bir yerde insek...
sonra çıktığımız yokuşları dümdüz etsek
ve meselâ...
renkli bir rüyaya dalsak
ve meselâ...
sen... ben... meselâ...
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 23:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!