Ayağıma doğru iner gecenin yorgunluğu
Yakıcı bir yıldız kayar gözlerimin içine
Kimi zaman anka kuşlarını gönderirim kaf dağına elçi
Yokluğun aklıma geldiğinde deccala şarkılar söyletirim ölümden esintilerle
Ve ben özlemim zamana anlatır dururum değişemeyeceğimi
Başımı yasladığımda meşe masama
Çatırtı sesleri gelir içimdeki ormandan
Serin bir ürpertiyle yanarımda için için
Sen şifalı sulara gem vurursun suyunu göndermezsin bana
Ve ben özlemim küllerimi savururum altın bir kalp tasta ganj nehrine
Buda rahiplerine verdim altın mührü
Bu kadar saçmalığa inek kutsallığı denk gelir
Firavun kuluna keops üçgeni hak görülmüşse
Senin kulun kuluna kul olmuşsa ve ben özlemim der durursa
Bilmem ki dualar hangi kapıyı açar.
başka türlü bir şey benim istediğim:
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
Devamını Oku
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta