Aramıyorum artık seni,
Her yüzde seni aramaktan yoruldum.
Her seste senin sesini duymaktan,
Her samimiyeti sen sanmaktan yoruldum.
Bilmem kaç kişiyi sen sandım,
Kaç yabancıda seni aradım.
Kaç gönüle seni sordum da,
Her seferinde yine sana kandım.
Hiç gitmeyecekmişsin gibi
İçime kök saldın, büyüdün.
Ben seni unuturum sanarken,
Her geçen gün biraz daha büyüdün.
Ama artık öldürüyorum seni,
Sessizce, kimse duymadan.
Bir mezar kazdım çok uzaklara,
kimsenin bulamayacağı bir mekana.
Artık öldürüyorum seni,
Kayıt Tarihi : 6.10.2026 20:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiirin Hikâyesi Onu kaybedeli uzun zaman olmuştu. Ama ben onu hiçbir zaman gerçekten bırakmamıştım. Sokakta gördüğüm bir yüzde ona benzeyen bir şey arıyor, kalabalıkta bir ses duyduğumda bir anlığına onun olduğunu sanıyordum. Yeni tanıdığım insanlarda bile aynı samimiyeti, aynı bakışı, aynı sıcaklığı arıyordum. Sonra fark ettim ki hayatıma giren herkesi onunla karşılaştırıyordum. Kaç kişiyi onun yerine koyduğumu bilmiyordum. Kaç yabancının yüzünde onu aradığımı, kaç insana aslında hiç sormamam gereken bir soruyu içimden sorduğumu da... Her seferinde aynı yere dönüyordum. Ona. Bir gece aynanın karşısına geçtim ve kendime baktım. Artık yorulmuştum. Onu bulmaya çalışmaktan değil yalnızca; her yerde onu arayan kendimden yorulmuştum. O gece ilk kez onu yaşatmaya değil, öldürmeye karar verdim. Gerçekten değil. İçimdeki hâlini. Hatırasını, beklentisini, geri dönecekmiş umudunu... Kimsenin bilmediği bir yerde, yalnızca benim bildiğim bir mezar kazdım içimde. Onu oraya gömdüm. Ve mezarın başında son kez şunu söyledim: “Artık seni aramayacağım.” Sonra eve döndüm ve şiiri yazmaya başladım. Çünkü bazı insanlar hayatımızdan gitmez. Onları bizim göndermemiz gerekir. Ben de o gece seni gönderdim. Sessizce, kimse duymadan.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!