Şan şöhret sizin olsun, dünyadan vazgeçmişem
Ben hakikat dehrindeyim, rüyadan vazgeçmişem
Bana kul aşkı değil, Mevlanın aşkı gerek
Ben o gül yüzlü sultan Leyla'dan vazgeçmişem
Kula kulluk etmek mi aşk dediğimiz, neva?
Ben beni benden alan sevdadan vazgeçmişem
Kanatlandı gidiyor çıldırmış arzularım
Haykırışı susmayan nâlândan vazgeçmişem
Sevda yağmuru bekler susuz İrem çölleri
Öz anamın otağı yurdumdan vazgeçmişem
Ey canıma can olan ruhumun şuarası
Adadığım kınalı kurbandan vazgeçmişem
Mor güllerin koynunda yatsam ölene kadar
Ben zemheriden, kıştan, bahardan vazgeçmişem
Deli gönül cihana seni sığdıramadım
Uğrunda bir dâhiden canandan vazgeçmişem
Her gönülde bir yara, aşkı rezil ettiler
Nefsine esir olan insandan vazgeçmişem
Danelerim başağa ağır gelmekte artık
Ekmeğimden, topraktan, tebadan vazgeçmişem
Vasfım, dilersin lütfû Yusuf gibi izzeti
Hasatımı döktüğüm harmandan vazgeçmişem
Haruni, zevk ü sefa âlemden elin çekti
Gayrı nefis denen beladan vazgeçmişem
Harun Yıldırım
Kayıt Tarihi : 17.10.2026 19:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!