Nazım Hikmet’in aşkın iklimlerinden fısıldadığı masumiyet dokunuyor yüreğimdeki inceden beni bitiren sızıya.
Geç kalmalarla kendini tanımlayan ben Nazım Hikmet’e de geç kaldım elbette.
İlk kez çocukluğumda okuduğum mısraları henüz şimdilerde anlamaya başlıyorum. “Bazıları şiir sevmez, çünkü onların yaraları yoktur. Yaraladıkları vardır” diyor Attila İlhan.“
Keşke, kimseler şiir sevmese” diyerek ah ediyorum tüm yaralara.
Oysa biliyorum ki, her soluk bir dizede kendisini bulmak için dünyaya gelmiştir.
Kaç hali vardır aşkın?
Nasıl anlarsın baştan ayağa aşk olduğunu?
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta