Bir rüzgâr misali esti seneler,
Mazide sararmış yaprağımız var.
Ne hüzünler gördü, ne de neşeler,
Hasretle karışık toprağımız var.
Yokuşlar tırmandık nefes nefese,
Kulak vermedik hiç o boş hevese,
Düşsek de kapıldık altın kafese,
Kırılsa da dalda bir dalımız var.
Dost bildik alemi açtık sineyi,
Mertliğe adadık koca seneyi,
Felek şaşırsa da bazen deneyi,
Eğilmez başımız, bayrağımız var.
Kimi gün ağladık, kimi gün güldük,
Sevda meydanında bin kere öldük,
Ekmeği sofrada ikiye böldük,
Yoksul olsa bile mutfağımız var.
Gidenler dönmüyor gittiği yerden,
Selamlar kesildi o kadim serden,
Korkumuz olmadı borandan, kardan,
Sığınacak sakin limanımız var.
Sözümüz senettir, özümüz çelik,
İstemeyiz hırka olsa da delik,
Dünya malı derler hepsi üstelik,
Göçüp gider iken kefenimiz var.
Yazıldı deftere kul Hasan sözü,
Diner mi yüreğin o ince sızı?
Bırakıp giderken baharı, yazı,
Gökkubbe altında bir adımız var...
Hasan Belek
13 12 2025-Akçay
Kayıt Tarihi : 13.12.2025 10:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)