öylece kente serilmişler,
bahçelerden dokunmuş kilimler.
ayaklar altında kalırlar da,
ezilerek silkelenirler!
ayakkabısındaki tozları mülteci bilen,
ve bu yarasını toz bezleriyle sargılayan,
hep bir bahçeye sığınmak ister.
tozlar ki arşınlayıp dururlar ayakkabıyı.
ne bir yönleri kalır
ne de yollardan başka,
hatır soranları olur.
düşlerimden doğma enkazlar,
kaç köy ararlar?
enkazlardan köprüler,
hangi inzivayı ağırlarlar?
sıkışıklığın mimarisi,
sıkışmışlığın mimarisine nasıl sığar?
ağızlardan göç eden şiveleri,
hangi kulaklar duyar?
uzaklıklardan oluşan bir köprüden,
uzaklaşarak geçiyorum.
köprü, iki uzaklık arasını uzaklaştırıyor.
Kayıt Tarihi : 9.07.2026 22:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!