Dileğim sıkışık,
Tunç duvara çarpar,
Kalın duvarlarda,
Kir pas kargaşası.
Siyah bulutvari,
Ümidimi sarar,
Gönlüm daralmakta,
Büyük merkezin tek.
Varlıklı yoksulu,
Demir kafesteler,
Eteği çamurlu,
Yakası sökülmüş.
Onu bağlayan şey,
Akşam karanlığı,
Benzer endişeler,
Uyutur düşünü.
*
Sabah kopan kavga,
Aslan öfkesiyle,
Mekan, tam cenk yeri.
*
Taşralı can dostum,
Mekana taze can,
Asırlık özlemle,
Niçin koptun yurttan.
Vazgeçme sıladan,
Sıcak çorban varken.
Büyüleyen duygu,
Çürümeye çeker,
Koş eski yuvana,
Tohumlar yeşersin.
*
Yörenin beyleri,
Tıka basa mülkle,
Geçmiş kıtlık hissi,
Külfete zorluyor.
Sınır tanımadan,
Taşıyor sandıklar,
Eşyaya gömdünüz,
Nesli çöplük Babil,
Suskunluk büyüyor.
*
Sahte denetçiler,
Gıdayı bozdunuz,
İlaçla vurdunuz,
Odaya daldınız,
Kire buladınız.
Tabaklara baksak,
Lokmadan ürkeriz,
Bardaklar taşarken,
Yudumdan ürkeriz.
Veba feryadıyla,
Klinik yollarında,
Sonsuza dek mutsuz,
Yüklü sayı karın,
Kutu gıda yutan.
Ah yüce başkent, hey,
Ufak tas merhamet,
Sıcak ateşlerde,
Şefkat sağanağı.
Yollara yayılır,
Renkli kuşak doğar,
İzlerdi ahali,
Gaddar caniler, hey.
Ancak böyle yerde,
Zulüm getirirdi,
Karanlık demlerde,
Tonlarca acı su,
Umarız mahveder,
Cümlenizi mekan.
Kayıt Tarihi : 24.2.2026 10:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!