Ali Aydoğdu Antoloji.com

ideolojik olamayacak kadar tekil şiirler demek mümkün gibi görünse de, tekil kalamayacak kadar içtimai hayata alakadar yönleri olan şiirler desek sn Aydoğdu şiirlerine...

paradox yapmak değil niyetim..

Ama paradox gibi gözükse de bir gerçeği barındırıyor söylemek istediklerim..Sn Aydoğdu sosyolojik anlamda ve bir o kadar da tarihsel anlamda insanları anlatmak isteyen bir şair.Ama İdeoloji kelimesine yaslanamayacak kadar asi ve kabına sığmaz bir şair..

Gidişat diye bir kelime vardır..Sosyolojik müesseselerin akışı..İşte burada özgün bir göz ile temaşa ediyor bu akışı..Ben olmaktan çıkıp biz olmak istediği demler oluyor..Ama '' bizim telaşımız'' ve ''nasrettin bizim'' seslenişleri haricinde ortak paydaya yanaşmayan birinci tekil şahıs şiiri elimizde olan şiir..
..

Devamını Oku
  • Işık German Ersoy
    Işık German Ersoy 12.01.2019 - 20:16

    Şair arkadaşımız Sn. Ali Aydoğdu

    < DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN >

    - Ayrıca sizi sitemizdeki bu saygın gruplarımızda görmek dileklerimizle esen kalın.

    * Antoloji Yetkili Şairleri * Evrensel Sanatçılar * Şarkı Sözü Yazarları *
    * Çağdaş Şairler * Antoloji Sitesi Üyeleri * Özgür Şair-Yazarlar *

  • Sükûn Ve İnşirah
    Sükûn Ve İnşirah 07.06.2012 - 11:33

    nuh'um Ali..gemisi Kukumav..

    @..

  • Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu
    Reyhan Altaş Şairler Dünyası Grubu 12.01.2012 - 20:32

    NİCE MUTLU YILLAR DİLERİM :)

    Bu Gün senin doğum günün sen daima gül bu kutlama sevgi, neşe ve iyi dilekler ve mutluluk içermektedir. Bir dakika için yaşamında seni düşünen birilerinin olduğunun sevincini hisset ve mutlu ol! Şimdi bu mutluluğuna sımsıkı sarıl ve bırakma ümidini koskoca bir yıl b ...

Toplam 18 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • Çek Gözünün El Frenini ya da Öl

    Ali Aydoğdu

    30.11.2010 - 14:04

    bu şiir yorumlarda bahsedilen siyasi davadan çok önce yazılmıştır , o dava ile özdeşleştirilmesine üzüldüm doğrusu ... yargının sonuna kadar arkasındayım ... yorum yapan tüm arkadaşlara teşekkürü borç bilirim

  • *Şifa Niyetine

    Şükrü Özmen

    26.08.2010 - 14:18

    gücünü maneviyattan almış şiir ..suyun önünde bile duracak kadar cesur aynı zamanda suya dokunmaya korkacak kadar ürkek ..

  • İki kadın tek cenaze

    Ayşenur Yazıcı

    05.06.2010 - 00:25

    ilk bölümü okurken kaz dağlarını ( ayazma) yaradışının güzelliğini görür gibi oldum yaradanın ...

    iyi şiir .... mıh gibi ...

Toplam 784 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • süleyman hilmi tunahan

    12.02.2006 - 17:11

    Ebu’l-Fârûk Süleyman Hilmi Tunahan (K.S.) Hazretleri, yakin tarihimizde, zamaninin Islâmî ilimlerini tahsil ederek, ilimde en ileri noktaya varmis; müderris, dersiâm, hukûkçu, hadîs ve tefsîrde mütehassis bir Islâm âlimi, tasavvufta Naksibendî silsilesinin 32. halkasi Buhârali Salâhuddin Ibn-i Mevlânâ Sirâcüddin Hazretleri'nin en büyük halîfesi, vekîli, bu silsilenin 33. ve son halkasidir.

  • süleyman hilmi tunahan

    12.02.2006 - 17:02

    SÜLEYMÂN HILMI TUNAHAN;

    Son devir din âlim ve velîlerinden. Adi Süleymân Hilmi, soyadi Tunahan'dir. Babasi zamânin müderrislerinden Hâfiz Osman Efendidir. Soyu Fâtih SultanMehmed Hanin 'Tuna Hani' olarak tâyin ettigi ve kendi kiz kardesi ile evlendirdigi Idris Beye dayanmaktadir. 1888 (H.1306) senesinde Silistre'nin Ferhatlar köyünde dogdu. 1959 (H.1379) senesinde Istanbul'da vefât etti.Karacaahmed Kabristanindadir.

    Babasi Osman Efendi tahsîlini Istanbul'da tamamladiktan sonra Silistre'ye giderek meshûr Satirli Medresesinde yillarca müderrislik yapti.

    Ilim ehli ve fazîlet sâhibi bir âileden dünyâya gelen SüleymânHilmi Tunahan, ilk tahsîlini Silistre Rüsdiyesinde ve Silistre Satirli Medresesinde yapti. Bilâhare tahsîlini tamamlamak için Istanbul'a gelerek Sahn-i Semân (Fâtih) Medresesine kaydoldu. Fâtih dersiâmlarindan ve o devrin meshûr âlimlerinden Bafrali Ahmed Hamdi Efendi (BüyükHamdi Efendi) nin ders halkasina devâm etti. Zamânin usûlüne göre aklî ve naklî ilimleri tahsîl ettikten sonra 1916 senesinde Ahmed Hamdi Efendiden birincilikle icâzet, diploma aldi. Daha sonra o zamanki tâbiri ile dersiâm (profesör) olarak yetismek üzere Süleymâniye Câmii medreselerinden Medresetü'l-Mütehassisînin tefsîr ve hadîs kismina devâm etti. Son derece parlak bir zekâya sâhib olan Süleymân Hilmi Tunahan, 1919 senesinde Medresetü'l-Mütehassisîn'den birincilikle mezûn oldu. Ayni yillarda Medresetü'l-Kuzâti (Hukuk Fakültesini) da üstün bir derece ile bitirdi. Böylece bir taraftan dersiâm diger taraftan da kâdilik rütbelerine ulasarak devrinin zâhirî ilimlerini tamamladi. Mezûniyetini müteâkip Istanbul'da dersiâm olarak vazîfeye baslayan Süleymân Hilmi Tunahan bir müddet sonra medreselerin kapatilmasi üzerine vâizlige tâyin edildi. Uzun müddet Istanbul'un Sultanahmet, Süleymâniye, Yeni Câmi, Sehzâdebasi ve Piyâle Pasa gibi büyük câmilerinde halka vâz ederek insanlara Islâmiyetin emir ve yasaklarini anlatti.

    Tasavvuf yolunda Selâhüddîn ibni Mevlânâ Sirâcüddîn Efendinin sohbetlerine devâm ederek yetisti. Süleymân Hilmi Tunahan'in tasavvufî yönüyle ilgili olarak, dâmâdi ve baglisi Kemâl Kaçar tarafindan Necip Fâzil Kisakürek'e verdigi notlardan bir bölümü söyledir:

    'Süleymân Efendinin bâtin ilmine yâni tasavvuftaki mânevî cephesine gelince, süphesiz bu husus ehline mâlumdur.Zâhirî akil ve zekâ ile idraki mümkün olamaz. Öyle ki, bir insan müslüman olabilir, tahsilli ve akilli olabilir. Hattâ iç hayâti münkir olamaz da yine tasavvuf ve irsâda ehil bir zât ile karsilastigi halde, o zât ilâhî irâdeyle kendisini ona bildirmezse, dünyâlar bir araya gelse onun feyzlerinden haberdâr olamazlar. Bizim ise kendisinin mânevî cephesi üzerinde zerrece tereddüdümüz yoktur. Biz bu noktayi ilmelyakîn biliyoruz. Kendisinin tasarrufunu ve rûh melekeleri üzerindeki tesirini öz rûhumuzda ve vücûdumuzda hissetmis, enfüsî ve kevnî kerâmetlerinin üstün irsâd hârikalarini fiil hâlinde ve hakkiyla müsâhede etmis bulunuyoruz. Allah'in bu husustaki inâyet ve lütfuna mazhar oldugumuza, kendilerinin kâmil ve mükemmel mürsid olduguna Silsile-i sâdâd=Büyükler zinciri kolundan otuz ikinci ferdi Selâhüddîn ibni Mevlânâ Sirâcüddîn hazretlerinin cismânî nisbet, Imâm-i Rabbânî hazretlerinin de rûhânî nisbetle vârisleri bulunduguna îmânimiz tamdir. Kendisinin bu cephesini anlamayanlarin, hiç olmazsa aksini iddiâ etmemelerini ve kendisinde bir mürsid hâli görmediklerini söylemekten çekinmelerini, dünyâ ve âhiret yikimina ugramamalari bakimindan tavsiye ederiz.'

    Zâhirî ve bâtinî yönden yüksek derece sâhibi olan SüleymânHilmi Tunahan, îtikâdda Ehl-i sünnet, amelde Hanefî mezhebine, tasavvufta Naksibendiyye yoluna mensûb idi. Ehl-i sünnet vel-cemâate son derece bagliydi. Kendisinden feyz alan talebeleri ile vâz ve sohbetlerine devâm eden kimselere en büyük tavsiyesi; 'Ehl-i sünnet vel-cemâat' akîdesine ihlâs ve samîmiyetle bagli olmalariydi.

    Yetmis iki senelik ömrü boyunca Islâmiyetin emir ve yasaklarini ögrenmek, ögretmek ve insanlara anlatarak onlarin dünyâ ve âhiret saâdetine kavusmalarina vesîle olan Süleymân Hilmi Tunahan 16 Eylül 1959 senesinde Istanbul'da Kisikli'daki evinde vefât etti. Karacaahmet Kabristanligina defnedildi.

Toplam 2 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR