Yüce güçler ile, yürümek ister cân,
Soğuk sokakların, ulu sükûtunda.
Gizemli köşede, çıldırmak arzusu,
Sukûnet, başkaldırı sayılmaz elbet.
Bedeninden kopan, yaprak misalidir,
Sadece, çamura doğru parçalanmış.
Kuvvetli elemi, zerk eyler gövdemden,
Kalabalık güruhlardan, saklanırken.
Söylentiye dair, devirler boyunca,
Uydurma rollerde, sahne alıyorum.
*
İncindim fazlaca, bizzat şu nefsime,
Eziyetten sızan, ahlar vahlar ile,
Tek başınalığın, zincirinden sarkıp.
*
Ömrümün döküntülerini seçerken,
Yürüyüşümün, pek kutlu değerini,
Avuçlarımın, sâf gücünü mahvettim.
*
Saçılmış şiiri, melodi yapmak zor,
Ezgilere uyarlamak, muamma sır.
Kavrulmuştur, sönen ocaktaki alev,
Cümle nesneler, büsbütün başkayken bak.
Neden, ruhunun incecik iplerini,
Mahkûm sehpasına, çevirirsin böyle.
*
Sırça söylemiştin, maziye bakarken,
Kutsal perileri, konuk kılmalıydım,
Üzgün nidalarımı, uçuruyorum,
Issızlığın, meçhul kalışını sezdim.
*
Ziyâ istedim, yetersiz çabalarla,
Bütün çağlarımı, ipe sallandırıp,
Solmuş çehremin, bozuk dikişlerinde,
Öz nefsini, sırtından vuran kişiyim.
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 11:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!