Bazen bir sessizlik gelir, göğsüne oturur... Ne kelime kalır, ne dünya seni avutur.
Ruhun, uzak bir çağrıyı duyar; ne kulakla işitilir, ne gözle görülür. O çağrı, kendi özünden sana döner.
Gölgelerin arasında yürürsün, ve anlarsın; karanlık seni yutmaz, sen karanlığa göz olursun.
Bir perde kalkar, yıldızların ötesi görünür. Ve o an bilirsin; dünya sandığın şey yalnızca uzun bir rüyaydı.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta