Hiç görmediğim bir şehrin
Hüznü var içimde
Annesine sığınır gibi
Ölümün kucağına sığınan
Çocukların şehri
Kanafani'ye öykünen
Mazlumların şehri...
İnsanların beyinlerinde pranga
Yüreklerinde kelepçe
Ey köhne zaman!
Ey suskun Halepçe!
Ey ölüm kokan Hocalı!
Ey Ümmetin yetimi Gazze!
Suyun buharlaşması gibi
Bir kuşun derin bir maviliğe
Uçması gibi
Kayboldu gözlerden insanlık
Yok oldu merhamet
Kör, sağır ve dilsiz Adalet...
Revaçta mal, mülk,
Makam ve şöhret,
Kokuşmuş çağdaşlık
Çırılçıplak medeniyet.
Yanaklarda Judas'ın öpücüğü!
Son pişmanlık,
Erguvan ağacı ve ihanet...
Ey mazlum Bosna!
Ey masmavi Sema!
Ey berrak su!
Ey Humus ve Hama!
Ey sütunsuz gökyüzü!
Ey Sabra ve Şatilla!
Sırtını ümmete dönmüş
Küskün mahzun Hanzala
Yeniden çarmıha gerilmiş İsa
Musa Küskün Tevrat'a
Yakup'un gözleri yine mahzun
Yusuflar kuyuda
İbrahim yine ateşlerde...
Hak, Zümrüdü Anka'nın
Kanatlarında
Adalet Kaf Dağının ardında
Gözlerine mil çekilmiş kör Demokrasi,
Sağır ve dilsiz insan hakları
Bir imtihandan geçiyor Dünya
ağır mı ağır...
Katlediliyor mazlumlar
Suskun İslam coğrafyasında
Bir meçhule doğru koşuyor insanlık
Mayın tarlası dünyada...
Utan,
Ebabilden medet uman utan!
Zalime taş atan çocukların
Öpün avuçlarından
Hatırla kutlu geçmişini
Hatırla şarkın sultanı Selahaddini
Üç -beş çakala kalmamalı meydan...
Suskun ümmeti görseydi Nebi
Döner miydi acep miraçtan
Uyan! Uyan ey müslüman!
Uyan gaflet uykusundan...
Şükrullah YAVUZER
Kayıt Tarihi : 3.09.2026 23:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!