Aynı kıza sevdalı, rakip gibi O ve Ben
Çöle inen nur için, meftunuydu çilenin
Sabır taşıydı adın, ben habbedeki şuben
Kaç para umurunda, hesaplaşma bilenin
Yazdıkça sanıyordum, sildikçe doluyormuş
İhtilaller yaşamış yorgun kafa kağıdı
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Değerli dost, teklif ettiğiniz dize ile şiirdeki dize farklı anlamlara geleceğinden uygun olacağını düşünmüyorum.Sanırım farklı algıdan kaynaklanıyor..
'Kaç para umurunda olabilir ki, kendisiyle hesaplaşmasını bilenin' şeklinde özetleyebilirim şiirdeki mısrayı..Sizin öneriniz 'bilen kişinin hesaplaşma da, para da umurunda olmaz' mantığına dayanıyor oysa.
'Yazdıkça dolduğunu sanıyordum, oysa sildikçe doluyor kafa kağıdı' anlamına gelecek dizeyi ise tahsil ile ilişkilendirmek pek yerinde olmasa gerek:)
Dizeler arasındaki felsefi bağlantıyı uzun uzadıya anlatmak doğru olmaz sanırım, okuyucunun algısına bırakıp, bağlantı kuramayan için de teşekkürden ötesi gelmez elimden..
En önemlisi,' bakkaldan ekmek isteyin' şeklindeki direkt söylenmek isteneni söylemek şeklindeki anlayış, şiirden ziyade makale, bilimsel tez vs. için belki geçerli olabilir...Dolaylı anlatımı belki de ben sadece tercih ediyorum kim bilir:)
Çok değerli ve birikimli eleştirileriniz için teşekkür ederim..Selam ve saygılarımla..
erol başçı
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta