Kayboldu kırmızı, beyaz güller, sustu şairler.
Kayboldu güzellik basitliğin, özensizliğin içinde.
Dolaşır en mahrem duygular herkesin dilinde.
Unutuldu, gönüllerde sükûtun zer olduğu.
Unutuldu asırlar öncesinde yazılan nağmeler.
Ne vakit sığınılacak son liman oldu yalan sözler?
Ne vakit değişti herkesin inkâr etmediği gerçekler?
Unutuldu, ne pahasına olsa sözünden dönmeyenler.
Birkaç sözcüğün ahengine kapılıp herkes şair oldu.
Şiirler yanamamış odunların islerinde zayi oldu.
Okuyanların zihninde pişmanlık, öfke oluştu.
Unutuldu gönül sırlarının saklandığı küçük sandıklar.
Yağmur yağdı, gök gürledi, güller kırmızıya boyandı.
İki gönül arasındaki yol bir gülün renginde belirdi.
Nice güller bir iki koklamanın ardından ölüme terk edildi.
Unutuldu gerçek güllerin değerinin kaybolmadığı vazolar.
Şimdi uzun uzun yazılmış gönüllerde barınmanın şartları.
Gönül kapıları aralanmış, giren çıkanın yok hesabı.
Dört bir yanda aranıyor her mevsime uygun yeni kiracı.
Unutuldu, Kays gönlünde bir tek Leyla’yı barındırdı.
Kayıt Tarihi : 18.10.2026 15:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!