Unuttum karlı bir akşam babamın sobada kestane pişirişini.
Darbukacı Tezgül ablayı ya da Trakyalı Fahrettin abiyi.
Her bayram elini öpmeye giderdim de, kendine has şivesiyle beni sorardı.
Giderken de elime para sıkıştırmasını bırakmazdı.
Unuttum en son çocukluğumda gittiğim memleketimin tandırda pişen ekmeğini.
Çocukluk arkadaşım Gökhan'ı, Doğan'ı, Rıdvan'ı, Ali'yi Veliyi.
Unuttum cebimde 5 kuruş yokken, okulun yolunu cıvıldayarak arşınladığım o günleri.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




maziye duyduğunuz özlemle burnumuzun direklerini sızlattınız çok başarılı buldum genç kardeşim nicelerine.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta