Sevdanın ateşi, acep nicedir,
Yakıyor gönlümü bunca gecedir.
Gözlerin evet der, dudağın hayır,
Vuslatın, ne müşkül bir bilmecedir...
Gözlerin bir zalim bakar da geçer,
Bir zamanlar memleketin birinde annesi, babası ve iki ağabeyi ile birlikte yaşayan bir kız varmış.Büyüdükçe, bir kır çiçeği gibi güzelleşen kız, daha 15 yaşında, herkesin dikkatini çeken bir güzel olmuş,
O civarda yaşayan üç namus düşmanı, kıza göz koymuşlar, her fırsatta türlü şekilde taciz etmeye başlamışlar kızcağızı.
Zavallı kız, korkudan evden çıkamaz olmuş.
Fakat bu da çözüm getirmemiş duruma, bir gece bu üç ahlaksız kapıya dayanıp, kızı zorla dağa kaldırmak istemişler.
Kızın ağabeyleri ve babası, onlarla boğuşup adamları kaçırmış ama, ağabeylerden biri, aldığı bir bıçak darbesi sonucu vefat etmiş
Bir nigâr-ı sûzanınla vecde gelmek ahtım olsa,
Elâ gözün şavkı dolu bir nigâhın, bahtım olsa,
Âşiyânım sînen olsa, peymânem hep; o gül femin,
Bu cihâna şâh olurdum, haclegâhın tahtım olsa...
Ünal Beşkese
'Hasret' nedir, bilir misin?
Ya 'Tahassür'? ...Yani, ümitsiz bekleyiş...
Yok...Bilme varsın,
Sen, hep beklenen olmalısın.
Huzur gibisin, umut kadarsın,
Bir elma ağacının kış boyu beklediği
Neler çeker şu Şeytan elimizden...
Laf aramızda,
Şeytan, saf kalır yanımızda...
Hani, biz de masum değiliz,
Şeytanı, Şeytan olduğuna pişman ederiz.
Hani, salkım söğüdün dalları
Sarkıp da durgun suya
Aksedince görüntüsü
Bir renk olur suyun yüzünde,ya,
İşte, o renkti gözleri.
Yetmiş yıllık anılar, taşımak öyle zor ki
Kimi gülümsetir de, kimi öyle bir kor ki...
Bazen pek bunalırım, silip atmak isterim;
Benliğime sinmişler, silmekle gitmiyor ki...
Küçük dünyam; trenim, vagonlarım, raylarım
KADERE KARŞI YARIŞ
Elâ gözlerinden hülya dolu bir bakış,
Sevdayı yüreğime işledi nakış nakış...
Umarsız bir sevdanın umutsuz çöllerinde
Ayakta demir çarık, dolaştım karış karış...
Siyah saçın ortasına kızıl bir gül takarsın
Kâkülünün arasından çapkın çapkın bakarsın...
İnce belden bükülürsün, işve ile salınır,
Dökülürsün yüreklere yangın yangın yakarsın.
Siyah saçlar, ak omuzlar üzerine saçılır,
'Dinleyici İstekleri', sayfamda 40 kadar parçadan oluşan bir seri ve bu seride
ben, bir takım şiircikler yazmaya değil, sadece bir-kaç mütevazi sözcükle,
'Klâsik Türk Müziği' şarkılarını, muhteşem güftelerine 1-2 dize ekleyerek sunmaya çalıştım.
Bunu yaparken de, elimden geldiğince güftenin diline, kafiye ve hece yapısına ve şarkının genel havasına sadık kalmaya gayret ettim.
.Bu şarkıların güfteleri, hep bizim için yazılmış gibi, bestelerinde hep yüreğimizden damlalar kokuyor...Biz,hep, bu şarkıların içinde gibiyiz.
Benim yaptığım, sadece bir sunuculuk özentisi...




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :