Bir gün daha kemale ererken, erişmedi mi mutluluk gamlı kapılara..
Gamdan, kederden mi beslenir hep umutları onların?
Umuda bile bedel ödeyenlerin kaç öğün daha sofrasında olacak gam ve keder?..
Söyleyelim hadi olmayanları oluyormuş gibi gösterelim, geçmeyen geçmişin kederini geç saatlere bırakalım ve şimdiyi de geçmişe kurban edelim...
Bir kapı kapanırken başka kapılar açılsın diye bekleyenler geliyor aklıma, başka kapıların açılmasını kapanan kapının önünde bekleyenler...
Şerden hayır umanlar ve hep hayırların içinde şerleri arıyanlar, anladım derken bile yanlış anlaşılanlar, hepsinin toplamıdır hayat ve sonuç hep geçmemişler, geçiştirilmişler!..
Senin benim dediğimiz ne varsa O’nun aslında...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta