boşuna üfleme çocuk
demirdendir bütün namlular
eritmeye yetmez
nefesindeki buhar...
Ülkü Babacan
bugüne kadar
hep bir müziği oldu
gidenlerin hatırlatan
ama senin müziğin yok
içimin sesini dinliyorum
plakları kırdıran
şimdi sen
hadi gel diyeceksin
gel, gecenin rahminden çıkar güneşi
gönlümün alazı ellerimi yakmadan
saçlarına dokunmalıyım,
saçların çıra baharı..
şimdi mahallede taze ekmek
buğusunda bir söze
iç çekmekte iffet bekçileri
oğulları olacak oğullar ki
döl bırakacaklar sarmaşıklara
belinin inceliğinde…
İşte sabah olmakta
İn artık sırtımdan gece
İçinde ne cevherler gizli
ritminden erir de buğdaylar...
nağmelerinde yaşmaklı kadınlar..
hacının murat vurgunmuş birine
ne çok dövülmek istermiş dibekte…
Ülkü Babacan
birbirimizi kovalar dururuz
yaklaştıkça makas değiştiren trenler gibi
ya da bir çocuk oyununda elini ebede bırakıp
kalan sıcaklığı soğutmaya çalışmak nefesinle
üflesen neye yarar soluğundan çıkan alevin
tohumu toprağını bekler
gel bi tane gel kalabalık ince
hani gece içini göğe çekince
inan ki taranmak bahane
maksat ellerin olsun
gelmişim geçmişim yüzünden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!