Uhud Şiiri - Dursun Ali Erzincanlı

Dursun Ali Erzincanlı
9

ŞİİR


25

TAKİPÇİ

Uhud

Günlerden cuma...
Uhut'a gelenler var.
Medine yolu toz duman...
Uhut'a gelenler var.
Bir dağılsa da şu hava,
Görsek Medine-i Münevvere'den Uhut'a gelenleri.
Bir görsek Allah Rasulü'nü
Ve eroğlu erleri...
Bakın göründüler işte;
Atının üzerinde evrenin efendisi!
Cihanın gözbebeği!
Uhut'un sevgilisi!
Sağında ve solunda ashab-ı güzin
Önündeyse iki üveyk yürüyor;
Biri Sad bin Muaz,
Diğeri Sad bin Übade.
Allah'ım bu ne edep
Atlarının bile başı yerde...
Bakın şu iki gence!
İkisi de onbeşinde...
Şu kısa boylu olanı Rafi' bin Hadic!
Parmaklarının ucuna basıyor ki
Boyu uzun görünsün!
İyi ok attığı söylenince
İzin veriyor efendimiz.
Diğer gençse Semüre bin Cündüp...
Ağlayarak peygamberinin yanına gidiyor.
Ya rasulallah! diyor,
Rafi'ye izin verdiniz. Bana niye izin yok?
Ben rafi'yi güreşte yeniyorum.
Efendimiz tebessüm buyuruyorlar.
Ve bu iki ana kuzusuna güreş tutturuyorlar.
Semüre Rafi'yi yenince güreşte,
Fahr-i kainat ona da izin veriyor.
Günlerden cumartesi...
Uhud'a gelenler var.
İşte Ayneyn Tepesi-Okçular Tepesi-
Başlarında Abdullah bin Cübeyr
Sultanı dinliyorlar.
Düşmanı yendiğimzi görsenizde
Size haber vermedikçe, adam göndermedikçe
Yerlerinizden ASLA ayrılmayın!
Kuşların cesetlerimizi kapıştıklarını görseniz dahi
Ben size adam göndermedikçe
Yerlerinizden asla ayrılmayın!
İki ordu da hazır...
İki ordu da harp nizamında...
Ve Uhud'un kalp atışları dışında yeryüzü nefes bile almıyor!
Sessizliği bozan Kureyş'in Sancaktarı'dır.
Söylediği her söz küfür kokulu...
Benimle çarpışmaya er meydanına kim çıkar!
Bu bir meydan okumadır.
Cevapsa bir çift ayak sesi...
Gözler Uhud toprağında yürüyen bu ayaklarda...
Kime ait bu adımlar ki bastığı toprak 'ALLAH' diyor!
Ve Esedullah namıyla Hz. Ali(R.A.) yürüyor.
Birkaç saniye, bir tek hamle...
ALLAH'ın(C.C.) Arslanı dimdik ayakta
Kureyş'in sancağı ise yerde...
Ardından bir başkası yükseltiyor sancağı
Ama bilmiyor ki bu defa kim var Uhud meydanında
Gökyüzünde yıldırımlar
Yeryüzünde Hamza var.
Asıl şimdi başladı Uhud'un türküsü.
Tam üç katı düşmanla Peygamber(A.S.M) ordusu
Göz göze ve diş dişe.
Uhud'da yiğitler var.
İşte: Ebu Lücane...
Kılıcın üzerinde bir yazı
Korkaklıkta ar
İlerlemekte şeref var!
İşte: Musab bin Umeyr...
Zırhını giyinince
Nasılda Peygamber'e(A.S.M.) benziyor.
Ve döne döne savaşan Hz. Hamza...
Ben Allah'ın(C.C.) Arslanı'yım diyor!
Ebu Katade'ye bakın.
Bakın bir ok fırlıyor müşrik yayından
Bir havayı yara yara geliyor.
Hedefte Rasulullah(A.S.M.) var.
İşte: Ebu Katade...
Okun Fahr-i Kainat'a(A.S.M) doğru gittiğini görünce
ALLAH'ı(C.C.) andı önce
Ve uzattı başını!
Ok Katade'nin gözüne saplandı.
Uhud'da yiğitler var...
Şirk ordusunu bozguna uğratan...
Ömer bin Hattab'a bakın
Gözleri çakmak çakmak...
Ama telaş var yüzünde Hz. Ömer'in(R.A.)
Bu ne hal ey Ömer...
Düşman hüsran yaşarken
Zafer kaznılmışken
Bu ne hal ey koca Ömer!
Niçin okçular tepesine bakıyorsun?
Neler oluyor orda?
Niye iniyor okçular Ayneyn Tepesi'nden?
Allah Rasulü(A.S.M) haber vermeden niye iniyorlar?
Ey Abdullah bin Cübeyr!
Durdursana okçuları!
Durun, Allah(C.C.) aşkına durun!
Arkanızdan düşman geliyor, inmeyin yerinizden.
Sahabe sendeliyor inmeyin yerinizden.
Kainat yalvarıyor inmeyin!
Sultanlar Sultanı'nı(A.S.M) incitecekler, inmeyin!

Peygamber(A.S.M) ordusu iki ateş arasında...
Efendimizin(A.S.M) etrafında on beş sahabe...
Bakın, mübarek elleri Rasulullah'ın(A.S.M.)
Yüzüne kapanıyor!
Kainatın affı için semaya kalkan eller
Şimdi kan içinde!
Yetiş Ey Ebu Ubeyde!
Nur saçan yüz kan içinde!

Zaman donuyor sanki,
Ve dudaklarının arasından birşey düşüyor.
Kıpkırmızı bir yakut gibi
Peygamberin(A.S.M.) mübarek dişi!
Uhud Dağı'nı bir titreme alıyor.
Zaman donuyor sanki,
Ve gökler yırtılıyor!
Uhud Dağı'nı bir titreme alıyor!
Kimse Uhud'a ilişmesin.
Çünkü bir ses geliyor altı yerden!
Muhammed'in(A.S.M.) dişi yere düşmesin!
Ve Cibril-i Emin yaratıldığı günden beri,
En hızlı inişiyle iniyor!
Çünkü altı yönden bir ses geliyor!
Yere düşmesin Muhammed'in(A.S.M.) dişi!

Kara bulutlar çöktü Uhud'a!
Bir ses ortalığı velveleye verdi:
Muhammed(A.S.M.) öldürüldü!
Muhammed(A.S.M.) öldürüldü!
'Eğer O(A.S.M.) öldürüldüyse ben niye yaşıyorum! '
Diyen Enes bin Nad atıdı küfrün alevleri arasına!
Artık yaşlı gözler Sevgili'yi(A.S.M.) arıyor.
Kab bin Malik Hz. sesi duyuldu:
'Rasuluh(A.S.M) yaşıyor,
Allah(C.C.) 'ın Rasulü(A.S.M.) yaşıyor,
Onu(A.S.M.) miğferinin arasından ışıl ışıl parlayan gözlerinden tanıdım.
Habibullah(A.S.M.) yaşıyor.
Onu(A.S.M.) şefkat dolu gözlerinden tanıdım.'

Ashab-ı Güzin'in sevincine bir bakın!
Uhud'un sevincine bir bakın!
Hz.Hamza duydu ya bu yeter!
Rasulullah(A.S.M.) yaşıyor ya bu yeter!
Yine daldı Hamza Kureyş'in dalgalarına!
Ama savaşırken bir ara sendeledi Hamza.
Ve boşlukta bir mızrak belirdi.
Ey Hamza! Uhud'u her anışımızda kaç mü'min girmek ister mızrakla senin arana?
Kaç mü'min keşke ben öleydim, keşke mızrak benim sineme saplansaydı der?
Ama Şehidlerin Seyyidi sensin!
Şehidlerin Efendisi sensin!
Uhud'da şehidler var...
Şehidlerin Seyyidi Hamza var Uhud'da!
Rasul-i Zişan'ın(A.S.M.) gözlerinden boşalan yaş,
Hamza'yı yıkar gibiydi!
Fahr-i Kainat(A.S.M.) hiç bu kadar elem duymamıştı!
Hiç bu kadar üzülmemişti!
Ve amcasına hiç böyle seslenmemişti:
'Ey Rasulullah'ın(A.S.M) amcası Hamza;
Ey Allah(C.C.) 'ın ve Rasulü'nün(A.S.M) Arslanı Hamza;
Ey hayırlar işleyen Hamza;
Ey Rasulullah'a(A.S.M) koruyucu olan Hamza;
Allah(C.C.) sana rahmet etsin!
Eğer senden sonra yas tutmak gerekseydi;
Sevinmeyi bırakıp sana yas tutardım! '
Ve bir ayet yankılanıyor Ahzab dağında:
(Bismillahirrahmanirrahim-Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla!)
'Mü'minlerden öyle yiğitler vardır ki,
Onlar Allah(C.C.) 'a verdikleri sözde sadakat gösterdiler.
Onlardan bazıları şehid oluncaya kadar
çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi.
Kimisi de şehid olmayı bekliyor.
Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.'

Dursun Ali Erzincanlı
Kayıt Tarihi : 20.1.2004 15:49:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Esra enes
    Esra enes

    Gerçekten ço...k güzel yazmışsın abicim

  • Ayşe Hazan Aydın
    Ayşe Hazan Aydın




    :: Uhud::..

    Günlerden cuma...
    Uhut'a gelenler var.
    Medine yolu toz duman...
    Uhut'a gelenler var.
    Bir dağılsa da şu hava,
    Görsek Medine-i Münevvere'den Uhut'a gelenleri.
    Bir görsek Allah Rasulü'nü
    Ve eroğlu erleri...
    Bakın göründüler işte;
    Atının üzerinde evrenin efendisi!
    Cihanın gözbebeği!
    Uhut'un sevgilisi!
    Sağında ve solunda ashab-ı güzin
    Önündeyse iki üveyk yürüyor;
    Biri Sad bin Muaz,
    Diğeri Sad bin Übade.
    Allah'ım bu ne edep
    Atlarının bile başı yerde...
    Bakın şu iki gence!
    İkisi de onbeşinde...
    Şu kısa boylu olanı Rafi' bin Hadic!
    Parmaklarının ucuna basıyor ki
    Boyu uzun görünsün!
    İyi ok attığı söylenince
    İzin veriyor efendimiz.
    Diğer gençse Semüre bin Cündüp...
    Ağlayarak peygamberinin yanına gidiyor.
    Ya rasulallah! diyor,
    Rafi'ye izin verdiniz. Bana niye izin yok?
    Ben rafi'yi güreşte yeniyorum.
    Efendimiz tebessüm buyuruyorlar.
    Ve bu iki ana kuzusuna güreş tutturuyorlar.
    Semüre Rafi'yi yenince güreşte,
    Fahr-i kainat ona da izin veriyor.
    Günlerden cumartesi...
    Uhud'a gelenler var.
    İşte Ayneyn Tepesi-Okçular Tepesi-
    Başlarında Abdullah bin Cübeyr
    Sultanı dinliyorlar.
    Düşmanı yendiğimzi görsenizde
    Size haber vermedikçe, adam göndermedikçe
    Yerlerinizden ASLA ayrılmayın!
    Kuşların cesetlerimizi kapıştıklarını görseniz dahi
    Ben size adam göndermedikçe
    Yerlerinizden asla ayrılmayın!
    İki ordu da hazır...
    İki ordu da harp nizamında...
    Ve Uhud'un kalp atışları dışında yeryüzü nefes bile almıyor!
    Sessizliği bozan Kureyş'in Sancaktarı'dır.
    Söylediği her söz küfür kokulu...
    Benimle çarpışmaya er meydanına kim çıkar!
    Bu bir meydan okumadır.
    Cevapsa bir çift ayak sesi...
    Gözler Uhud toprağında yürüyen bu ayaklarda...
    Kime ait bu adımlar ki bastığı toprak 'ALLAH' diyor!
    Ve Esedullah namıyla Hz. Ali(R.A.) yürüyor.
    Birkaç saniye, bir tek hamle...
    ALLAH'ın(C.C.) Arslanı dimdik ayakta
    Kureyş'in sancağı ise yerde...
    Ardından bir başkası yükseltiyor sancağı
    Ama bilmiyor ki bu defa kim var Uhud meydanında
    Gökyüzünde yıldırımlar
    Yeryüzünde Hamza var.
    Asıl şimdi başladı Uhud'un türküsü.
    Tam üç katı düşmanla Peygamber(A.S.M) ordusu
    Göz göze ve diş dişe.
    Uhud'da yiğitler var.
    İşte: Ebu Lücane...
    Kılıcın üzerinde bir yazı
    Korkaklıkta ar
    İlerlemekte şeref var!
    İşte: Musab bin Umeyr...
    Zırhını giyinince
    Nasılda Peygamber'e(A.S.M.) benziyor.
    Ve döne döne savaşan Hz. Hamza...
    Ben Allah'ın(C.C.) Arslanı'yım diyor!
    Ebu Katade'ye bakın.
    Bakın bir ok fırlıyor müşrik yayından
    Bir havayı yara yara geliyor.
    Hedefte Rasulullah(A.S.M.) var.
    İşte: Ebu Katade...
    Okun Fahr-i Kainat'a(A.S.M) doğru gittiğini görünce
    ALLAH'ı(C.C.) andı önce
    Ve uzattı başını!
    Ok Katade'nin gözüne saplandı.
    Uhud'da yiğitler var...
    Şirk ordusunu bozguna uğratan...
    Ömer bin Hattab'a bakın
    Gözleri çakmak çakmak...
    Ama telaş var yüzünde Hz. Ömer'in(R.A.)
    Bu ne hal ey Ömer...
    Düşman hüsran yaşarken
    Zafer kaznılmışken
    Bu ne hal ey koca Ömer!
    Niçin okçular tepesine bakıyorsun?
    Neler oluyor orda?
    Niye iniyor okçular Ayneyn Tepesi'nden?
    Allah Rasulü(A.S.M) haber vermeden niye iniyorlar?
    Ey Abdullah bin Cübeyr!
    Durdursana okçuları!
    Durun, Allah(C.C.) aşkına durun!
    Arkanızdan düşman geliyor, inmeyin yerinizden.
    Sahabe sendeliyor inmeyin yerinizden.
    Kainat yalvarıyor inmeyin!
    Sultanlar Sultanı'nı(A.S.M) incitecekler, inmeyin!

    Peygamber(A.S.M) ordusu iki ateş arasında...
    Efendimizin(A.S.M) etrafında on beş sahabe...
    Bakın, mübarek elleri Rasulullah'ın(A.S.M.)
    Yüzüne kapanıyor!
    Kainatın affı için semaya kalkan eller
    Şimdi kan içinde!
    Yetiş Ey Ebu Ubeyde!
    Nur saçan yüz kan içinde!

    Zaman donuyor sanki,
    Ve dudaklarının arasından birşey düşüyor.
    Kıpkırmızı bir yakut gibi
    Peygamberin(A.S.M.) mübarek dişi!
    Uhud Dağı'nı bir titreme alıyor.
    Zaman donuyor sanki,
    Ve gökler yırtılıyor!
    Uhud Dağı'nı bir titreme alıyor!
    Kimse Uhud'a ilişmesin.
    Çünkü bir ses geliyor altı yerden!
    Muhammed'in(A.S.M.) dişi yere düşmesin!
    Ve Cibril-i Emin yaratıldığı günden beri,
    En hızlı inişiyle iniyor!
    Çünkü altı yönden bir ses geliyor!
    Yere düşmesin Muhammed'in(A.S.M.) dişi!

    Kara bulutlar çöktü Uhud'a!
    Bir ses ortalığı velveleye verdi:
    Muhammed(A.S.M.) öldürüldü!
    Muhammed(A.S.M.) öldürüldü!
    'Eğer O(A.S.M.) öldürüldüyse ben niye yaşıyorum! '
    Diyen Enes bin Nad atıdı küfrün alevleri arasına!
    Artık yaşlı gözler Sevgili'yi(A.S.M.) arıyor.
    Kab bin Malik Hz. sesi duyuldu:
    'Rasuluh(A.S.M) yaşıyor,
    Allah(C.C.) 'ın Rasulü(A.S.M.) yaşıyor,
    Onu(A.S.M.) miğferinin arasından ışıl ışıl parlayan gözlerinden tanıdım.
    Habibullah(A.S.M.) yaşıyor.
    Onu(A.S.M.) şefkat dolu gözlerinden tanıdım.'

    Ashab-ı Güzin'in sevincine bir bakın!
    Uhud'un sevincine bir bakın!
    Hz.Hamza duydu ya bu yeter!
    Rasulullah(A.S.M.) yaşıyor ya bu yeter!
    Yine daldı Hamza Kureyş'in dalgalarına!
    Ama savaşırken bir ara sendeledi Hamza.
    Ve boşlukta bir mızrak belirdi.
    Ey Hamza! Uhud'u her anışımızda kaç mü'min girmek ister mızrakla senin arana?
    Kaç mü'min keşke ben öleydim, keşke mızrak benim sineme saplansaydı der?
    Ama Şehidlerin Seyyidi sensin!
    Şehidlerin Efendisi sensin!
    Uhud'da şehidler var...
    Şehidlerin Seyyidi Hamza var Uhud'da!
    Rasul-i Zişan'ın(A.S.M.) gözlerinden boşalan yaş,
    Hamza'yı yıkar gibiydi!
    Fahr-i Kainat(A.S.M.) hiç bu kadar elem duymamıştı!
    Hiç bu kadar üzülmemişti!
    Ve amcasına hiç böyle seslenmemişti:
    'Ey Rasulullah'ın(A.S.M) amcası Hamza;
    Ey Allah(C.C.) 'ın ve Rasulü'nün(A.S.M) Arslanı Hamza;
    Ey hayırlar işleyen Hamza;
    Ey Rasulullah'a(A.S.M) koruyucu olan Hamza;
    Allah(C.C.) sana rahmet etsin!
    Eğer senden sonra yas tutmak gerekseydi;
    Sevinmeyi bırakıp sana yas tutardım! '
    Ve bir ayet yankılanıyor Ahzab dağında:
    (Bismillahirrahmanirrahim-Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla!)
    'Mü'minlerden öyle yiğitler vardır ki,
    Onlar Allah(C.C.) 'a verdikleri sözde sadakat gösterdiler.
    Onlardan bazıları şehid oluncaya kadar
    çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi.
    Kimisi de şehid olmayı bekliyor.
    Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.'

    RABBİM İNŞAALLAH BİZLERDE ELEST MECLİSİNDE VERDİĞİMİZ SÖZE SADIK KALANLARDAN OLARAK EBEDİYETE İNTİKAL EDERİZ..........

  • Gamze Aydoganoglu
    Gamze Aydoganoglu

    bu şiirleri mp3 olarak nasıl dinleyebiliriz acaba

  • Zülal Köse
    Zülal Köse

    Çok güzel şiir. Mp3 olarak nasıl dinleyebilirim. Yardımcı olurmusunuz.

  • Can Sucu
    Can Sucu

    PEGAMER EFENDİMİZİ BUKADAR GÜZEL ŞİİRLE ANLAT BİRİSİ DAHA YOK ALLAH RAZI OLSUN

  • İsa Özkardeş
    İsa Özkardeş

    peygamber efendimizi anlatan ancak bu kadar büyük üstad olabilir o gerçek bi şair kendinden allah razı olsun tek idealim onunla tanışmak

  • İsa Özkardeş
    İsa Özkardeş

    peygamber efendimizi anlatan ancak bu kadar büyük üstad olabilir o gerçek bi şair kendinden allah razı olsun tek idealim onunla tanışmak

  • Osman Katırcı
    Osman Katırcı

    sabahları bilgisayarımı actığım zaman dursun ali erzincanlı dinliyorum nedenmi ağlamak için öyle yorumu varki allah öyle ses ve seda vermişki ağlıyorum bunda duygusallık ve sevgi var . allah razi ve memnun olsun üstüne tanımıyorum artık ...

  • Şerife Ateş
    Şerife Ateş

    tek kelime ile harika.sizi alııııııııııııpppp götürüyor bir yerlere.ve düşünmeye başlıyorsunuz.....içten içe.o zamanlar nasılmış sevgi,bağlılık,din,inanç diye şimdi nasıl diye birde kendinize yöneltiyorsanız bu soruları ben nasılım diye...
    inancım nasıl,hangi boyutta ve gerçekten seviyormuyum yada sevdiğimi mi sanıyorum diye.....
    sonra bir ahhhh kopuyor derinden ve keşke dökülüyor dilden...
    bende öyle olabilirmiydim diye....yada olabilirmiyim diye...

  • Hasan Şahin
    Hasan Şahin

    harika bir şiir herşeyi anlatmaya yeter vede artar bile

TÜM YORUMLAR (10)