Çocukluğumuzun o saf rüzgarlarında uçururduk,
Gazete kağıdından yaptığımız o derme çatma uçurtmaları.
Güvercinler ve mahallenin tüm çocukları ile birlikte,
Kanat kanada, yürek yüreğe, hiç kavga etmeden, tebessüm ederek...
Birbirine eklenmiş ipe bağlıydı kalplerimiz ve o uçurtmamız,
Bir gazete uçururduk biz, içinde yazılanlara hiç aldırmadan.
Gülüşlerimiz de sığardı , umutlarımız da, hayallerimiz de,
Uçsuz bucaksız o masmavi gökyüzüne, biz hiç ağlamadan.
Korkmazdık biz hiç gökyüzünden,
Ne zaman uçurtmamızı uçurtmak istesek, hazırdı o saf ve temiz rüzgar.
Uçurtmayı gören güvercinler hemen uçar gelirdi yanımıza,
Sevinçler ve mutluluklar hep ortaktı o gökyüzünde.
Gökyüzü gülerdi, biz gülerdik, güvercinler tebessüm ederdi bize,
Gökyüzünde kahkaha sesleri yankılanırdı eskiden,
Mutluyduk, mahallenin tüm çocukları, güvercinler ve gökyüzü...
Şimdi kurşun gibi ağır o masmavi gökyüzü,
Artık rüzgar yerine korku esiyor,
Uçurtmalar yerine ölüm uçuyor o gökyüzünde,
Eskiden uçurtma yaptığımız o siyah beyaz gazete kağıtlarında ,
Şimdi sığınaklardaki bombalardan saklanan aç çocukların,
Güvercinler ile çekilmiş renkli resimleri var ağlamaklı,
Kayan yıldızların ışıkları ile ölüm kusan o roketlerin ışıkları,
Bir birine karışıyor ve korku yankılanıyor artık,
O gökyüzünde, kahkaha yerine çığlık çığlığa,
Yer kalmadı artık o gökyüzünde uçurtmalara uçacak ,
Ve gökyüzü utanıyor artık çocuklardan...
Zafer Unsal 2
Kayıt Tarihi : 16.08.2026 11:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!