Ertesi gün
yeniden o eve gittim.
Bu kez
kapının arkasında
bir şey bulacağımı düşünmüyordum.
Belki de insan
bazı yerlere
bir cevap bulmak için değil,
orada neden bu kadar uzun kaldığını
anlamak için dönüyordu.
Çocukken uyuduğum odaya girdim.
Yatak hâlâ pencerenin önündeydi.
Tahta dolabın kapağı
tam kapanmıyordu.
Duvarın bir yerinde
çocukken çizdiğim
kurşun kalem izleri vardı.
Elimi üzerine sürdüm.
Bazı şeyleri
insan yıllarca unutuyor sanıyordu.
Meğer unutmak
silmek değilmiş,
sadece
üzerine başka hayatlar koymakmış.
Dolabın içinde
eski bir kazak buldum.
Kokusu kalmamıştı.
Onu yüzüme götürdüm.
Bir insan
bir kokuyu kaybettiğinde
neden birdenbire
geçmişi kaybetmiş gibi olurdu?
Belki hatıralar
eşyalarda değil,
onlara dokunan ellerde saklanıyordu.
Benim ellerim ise
artık o çocuğun elleri değildi.
Pencerenin önüne oturdum.
Dışarıda
aynı ağaç duruyordu.
Biraz daha büyümüş.
Ben de büyümüştüm.
Ama nedense
ağaca bakınca
aradaki yıllar
birden ortadan kalktı.
Çocukken
bu pencereden dışarı bakıp
bir gün gideceğimi düşünürdüm.
Gitmiştim.
Ama insan
bir yerden ayrılınca
orada bıraktığı kendisini de
geride bırakabiliyor muydu?
Masada
eski bir defter buldum.
Sayfaları sararmıştı.
Çocukça yazılmış
birkaç cümle vardı.
Birinde:
“Büyüyünce
buradan gideceğim.”
Altında başka bir cümle:
“Kimseye söylemeyeceğim.”
Uzun süre baktım.
Neyi söylemeyecektim?
Hatırlamıyordum.
Belki insan
çocukken verdiği bazı sözleri
neden verdiğini unutuyor,
ama o sözlerin
hayatını nasıl değiştirdiğini
anlamadan yaşamaya devam ediyordu.
Defteri kapattım.
Aynaya baktım.
Bu kez
ayna beni gösteriyordu.
Yüzümde
çocuğun yüzünden kalan
hiçbir şey aramadım.
İlk kez
aramak istemedim.
Çünkü insan
geçmişine sürekli dönüp
kendini orada ararsa,
bugününü
kim yaşayacaktı?
Evden çıkmadan önce
odanın kapısında durdum.
Çocukken
bu kapıyı geceleri
kilitlerdim.
Nedenini şimdi anlıyordum.
Karanlıktan korktuğum için değil.
İçeride yalnız olduğumu
bilmekten korktuğum için.
İnsan bazen
korktuğu şeyin ne olduğunu
yıllar sonra öğreniyordu.
Kapıyı açık bıraktım.
Sokağa çıktım.
Bu kez
arkama bakmadım.
Çünkü bazı kapılar
kapanmak için değil,
insanın artık
onları kapatmaya ihtiyaç duymadığını
anlaması için vardır.
Yürüdüm.
İçimde hâlâ
çocukluğumdan kalmış
birkaç sessiz cümle vardı.
Onları susturmadım.
Sadece
ilk kez
hepsini cevaplamak zorunda olmadığımı
anladım.
Belki büyümek
kendini bulmak değildi.
Belki büyümek,
kendinde bulduğun
her şeyi düzeltmeye çalışmadan
onunla yaşamayı öğrenmekti.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 16.08.2026 17:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!