Hayat üç cemreden ibaretmiş;
doğdum,
gördüm,
yaşadım.
İlk cemre düştü gözlerime.
“Ateş düştüğü yeri yakar,” dedim.
Kabulümdür, taşıdım.
Oysa yanmakmış kişinin harcı.
Bildikçe yandım.
Yanmak şifa imiş.
Sonradan anladım.
Her zehrin varmış bir davası.
İçinde saklıymış devası.
Panzehirmiş şifası.
Yaramı zehirle dağladım.
Akarken gözyaşı,
merhem oldu cefası.
Bir çiğ damlası,
kul olmanın ifası.
İkinci cemre düştü yüreğime.
Ceremesi ne ki, dedim.
Cürmü kadar yer yakar.
Düştüğü yere baktı,
od oldu, harı yaktı.
Ateşin kini Âdem'e...
toprak çaldı galebe.
Kin lanetlendi ebede.
Dedim ki kendime:
Maharet içine bakmak,
kendi nefsine, ta derinine.
Layık olabildin mi nüfustaki ismine?
Nefsin kefil olur mu bu kibirli cismine?
Hangi mührü vurdun hayatın şu resmine?
Üçüncü cemreyi bekliyorum, düşüp götürsün diye.
Son cemre, son bir emre kadar tatil edilsin...
Sahte bu hayat.
Hesap kesilsin,
defter dürülsün;
berzahtır güzergâh...
heyhat!
Ve sûra üflesin İsrafil, kudretin nefesiyle,
kâinat zelzelede bu ıstırabın sesiyle.
Dağlar yerle bir o sesin şiddetinden,
zebaniler bile kaçışır azabın hiddetinden.
İkinci nefes dosta davet,
imkânsız bir avdettir.
Farz-ı mübin, mümine emri icabettir.
Üçüncüsü kalk emri...
Yerler gökler ayakta.
Tüm bekleyiş son bulmuş.
Tek umut şefaatta.
Benim derdim başka, sorularım bildik.
Ben hazırım mizana, alnım açık, başım dik.
Benliğimi koşulsuz ona râm edenim.
Ruh-u mücerret gibi kalkar yerden bedenim.
Size ve bildiklerinize yoktur şahitliğim.
Tek bildiğim, O ve bu yoldaki tekliğim.
Sorarlarsa sıra bana gelince,
sadece ona kulum, boynum kıldan ince...
Dimdik yaşadım, yoktur nedametim.
Şeksiz ve şüphesiz onadır şehadetim.
YILMAZ TİZGÖL
25.02.2017
Kayıt Tarihi : 26.09.2026 17:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




dilinize sağlık
beğeni ile okudum
TÜM YORUMLAR (1)