sabahın huysuzluğu üzerimde
içeri aldığım hava haylaz çocuk
kapılar çarpıp duruyor
fırtınadan öte içim
ne kapatmak pencereyi
hiç bir yara benzemez diğerine...
*
ateş sönmeden hiç bir köz küle dönüşmüyor...
söylemek aklıma geleni
katkı sağlamıyor
bir adım ileri gitmeye
hava puslu değil
kirlenmiş
düşünce artıkları ile
o kerpiç sekinin dibi
dibiydi en son hatırladığım
bir şeyler değişse de
anılar kalıyor değişmeden
aramadığın sürece
İnce Mehmet tefrikasının
Yayınlandığı dönemlerdi
İlk gazete yolunu
Gözlediğim günler
Cumhuriyet ilk Öğretim Okulu
Dördüncü sınıf, Siirt
mayın tarlasına
dönmüş yollar
hayra alamet
değil
patlamaya hazır
ağzından
bal akacaktı
anlatırken
eğer arıları
üretebilseydi balı
balı bal olacaktı
dolmuş bekliyordu
yorgun ayakları
ayaklar
ne çok şey
taşıyorlar onca yıl
isirir sessizligimi
kopek havlamalari
gecenin derinliklerine
dagilir uykunun
bolunmus parcalari
kimin umrunda
ne gariptir ki
onca ezgiye
hasretken yüreğim
tek bir tele değmedim
sesimin fakirliği
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!