Gülsün yüzün güleç çocuk
Ümitleri yitirme ha
Yarınlara koşaradım
Hazırlanın hazır bakın
İnsanlığın değerini
Dün gece ağlıyordun
Hislerin isyanıydı gözlerindeki günbatımı
Dudakların alev alev
Ürkek bir ceylan gibi titriyordun
Sarıldım...
Tenime işledi göz yaşların
Bir gün önce den hazırdı
Gece yarısından sonra yazacağımız
Sloganların boyası
Bütün şehir uykudayken, keyifliymiş
Arada bir göz kırpan lambanın altında,
Avuç içi cigara
Dün sana rastladım,
Seni gördüm
Sesini,
Saçlarının şeklini
Tenini,
Gözlerinin rengini
Masanın iki yanı
O an,
Boğazın iki yakası kadar uzaktı
Saçların, çağırırken avuçlarımı
Gözlerin, bakıyordu maziden
Yüreğinin esintisi hala sıcaktı
Saçlarım gür çıksın diye değil
Kafamın usturaya vuruluşu
Yetmezdi,
Harman yerinde arta kalan,
Küllü
Buğday taneleri....
Elinde baston, aynı zamanda şemsiyeli
Küçük adımlarla yaklaştı
Boş masa aradı gözleri
Otursaydı yanıma
Benden olacaktı çayları
Benim adım Ergene
Yıldız dağlarında doğdum
Yaşım; dünya ile yaşıt
İki yüz seksen bir kilometre boyum
Ahtapot gibi kollarım
Köyleri kasabaları sarar,
Umut ateşidir yüreğimizde tutuşan
İnsanın içine düşmeyi versin bir tutam
Umut denen o kıvılcım, alt üst eder tüm yaşamınızı
Bir de ülkenizde, kara bir zihniyet çökmüşse tepenize
Özgürlük tüter tüter de kimi olasılıklar içinde, çoluk çocuk, bir bilinmeyen yöne,
Bir bilinmeyen içinde, ama ihtimal olan güneş, güneşi batmayan yöne!
Güneşli bir günün sabahı
Ayaklarımda toz toprak
Önümde;
Uzayıp giden bir emek yolu
Aynı yolda
Aynı yuvaya
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!