Bir insan, meleklerden alınmış bir izin gibi,
Aynı olabilir parmak izlerimiz.
Kovdum ellerimden ceset torbalarını.
Dönme geri.
Benliğimin galerisi tanrıların sesine benzemekte,
Kan revan bir gönül, gömün beni!
Öldün diyelim
Arkadaşların bunu duyacak
Üç beş dakikalık donma seansı
Ve devam edecek çorbasını içmeye
Annen perişan baban kilit vurmuş ağzına
Kardeşin girmeni bekliyor kapıdan
Kararır kapkara olur şimdi gümüşlerin
Çocukluğuma dokunduğun ellerini çek
Mutlu süren anlarda hatırda gülüşlerin
Her hikaye gibi bu da en sonunda bitecek
Sen herkese ben bir hiçe aitim
Beni mazur gör, yokluğunla savaşıyor,
Daha duymamışken sırların en saklısını.
Seni mazur gör, varlığımla savaşıyor,
Daha bilmemişken yüreğimin en kuytusunu.
Bakıp da dalamam sana, gözlerim kızar,
toprak altında bir katilin kaygısı
ölü bir evlat ve annenin sancısı
bırakmışım hepsini, payı, paydası
en karanlık gecede bir yıldızın kayması
o gün bir başka duyar kulaklar
bilinir, artık gelmeyecek selamı
duyulmayacak, işitmeyecek kelamını
gezmeyecek, yürümeyecek içinde evin
GİRİŞ
Aşk, çoğu için bir sığınaktır. Fakat bazı zihinler için o sığınak, yangın yerine dönüşebilir. Özellikle obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ile yaşayan, çocukluğunda sevgiden mahrum kalmış ve depresyonun koyu gölgesinde soluyan biri için aşk; romantik bir hikâye değil, travmatik bir tekrar döngüsüdür. Bu makalede, nörobiyolojik, psikodinamik ve davranışsal boyutlarıyla bu karanlık üçgenin iç yüzünü ele alacağız.
1) okb: kontrolsüz zihin ve aşırı kontrol
Haddizatında zeyrek lakin bana gelince seyrek.
Bi tutturmuş çeyrek akıl, buhran etmiş illet sirayet
Vaveylalar yankılanır yürekte geç karşıma seyret
Fevkalbeşer munisinden bir tutam da bana bahşet
Mukadderatı görme sarfınazar pek incinirsin
işte şimdi en başına döndük
yanılmışım, o uykuları yok yere böldüm
yanılmışım, mevzu derin değilmiş
bir bakışına kanıp bir bakışına öldüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!