Yak kuruttuğun bedenimi,
Çek hayallerinin en kuytusuna,
Duman duman sarayım seni,
Dökülsün saçlarım birer birer,
Sen de tükeneyim ne çıkar.
Son bulunca parmaklarında
Kalemim canından bezmiş
Kivrilirken kağıtların göğsünde
Alaturka bir ayrılık bestesi
Saçlarını oksuyor suskun dizelerimin...
Hercai bir rüzgar usuldan
Kim demiş on üç uğursuz diye?
Ben on üçlü yemekler yer,
On üç liraya karnımı doyururum.
Günün en sevdiğim vakti,
Saat on üçtür.
On üç kere elimi yüzümü yıkar,
Nerede son bulacak bu yolculuk?
Bilmiyorum!
Her yolculukta kendime bir ölüm seçiyorum,
Her durakta bir can bırakıyorum.
Varacak yerim olmasa da,
Ben yine de aramayı seviyorum.
Yıldızları terk etti,
Kapılarını kapattı gökyüzü.
Sesi yok mısraların,
Cümleleri anlamsız.
Kaybettim,
Bir sabah ansızın...
Mazi içimde kırık bir ayna,
Uzandıkça kesikler açıyor parmaklarımda.
Önünden yansıyor çatlamış yüzün,
Ardı sıra karanlık sayfa.
Aşkla bakana dev aynasıdır,
Kaybedene hiçlik atlası.
Ayrılık bu şehrin masum yalanı
Böylesine kaybediş inan yalandan da acı
Ya mumu söndür ya lambayı aç
Loş bırakma gönlümü aydınlat veyahut karart...
Aslına bakarsan özlemiyor değilim ince kokunu,
Ayazda üşümüş çocuk misali soba başına koşuştururcasına sıcaklığınıda.
Bir dokunuş tüm dertlerin süpürgesi olacakken neden bu ızdırap şimdi,
Kilometrelere inat neden bu kin birbirimize,
Oysa biz kardeşten öte anneden kutsal babadan bağlıydık birbirimize,
Şimşekler çakmakta kalbimde usulca kulaklarımı tıkıyorum yoksun diye,
Bir şiir yazarsın,
Bir yaprak düşer toprağa…
O toprakta bir kum tanesidir,
Sen yaprak yaprak dökülen.
Bir şiir yazarsın,
İsmine şiir derler söz derler.
Yıldızları armamıza taktık,
Gök karardı biz aydınlandık.
Krallık tacı senin,
Şimdi herkes haddini bilsin.
Şampiyonsun, şampiyonsun, şampiyonsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!