Dünyaya gülümse bebek
Dünya ancak seninle güzel...
Kulak ver şimdi hasretimin türküsüne...
Sen bilmezsin
Güzel yüzüne hasretler nicedir gönüller
Sen bilmezsin şimdiden hazırlar tüm senlikler
Ayrılığın zincirini vurdum boynuma,
Gözlerimdeki kanlı yaşlar o günden hatıra.
Gidişinin ardından yetim kaldım ya,
Verdiğin o sözler artık rüyalarda...
Dön deseydim dönermiydin,
Kalbinden geçeni dile benden sevgili,
Başım gönlüm üstüne...
Mesela,
Mesela, yanımdan hiç ayrılma de,
Kapında sabahlayayım her gece,
Adını ahiretime yazdım,
Sevgimiz sonsuzlukta yaşlanacak artık,
Hani derdin ya ölüm ayırmasın.
Gör bak işte!
Meğer ölüm kavuşmakmış...
Öyle bir derinliklere dalmıştı ki
Buradan bir daha çıkamayacağını sanıyordu
Nasıl ne kadar dayanabilirdi bedeni bu dipsizlikte
Hiç bilmiyordu
Ama bildiği bir şey vardı ki
Bir gün tüm bu derinliklerden çıkıp gidecekti
Her şey hep bir eksik.
Gündüzde eksik,
Gecelerde biri eksik.
Hayat hep bir eksik.
Mısralarda ayni isim,
Şarkılarda ayni melodi,
Hatıraları da topla dağınık kalmasın.
Soğuk duvarlara terk et beni
Ve haşerelere emanet et ruhumu.
Boydan aşağı ayrılığın yıkasın bedenimi
Varlıkla yokluk arasında bir yerde işte
Öylece bırak gözlerimi.
Gittin gideli
Kâğıtlara ayrılık
Dudaklara yalanlar
Gözlere yaşlar
Şarkılara yalnızlık
Bir başka güzel yakışıyor
Bu şehri yasaklıyorum sana!
Bu şehirde aldın pisliğin kokusunu,
Dudaklarında bu şehirde tattın günahı
Ve bu şehirde namusuna kara gölgeler indi...
Bu şehirde koydum ismini kahpe!
Siyahla beyaz gibiydi aşkımız...
Sana hep beyazları yakıştırırdım.
Siyahsa babadan kalma miras gibiydi bana,
Tüm dertler tasalar birbir bana yağardı.
Son durağıydım umutsuzluğun...
Her iyiliğin içindeki tek kötülüktüm sanki.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!