Söyle hangi dallarla beraber kurudu
Ümitlerimizi bohçalayıp
Astığımız mendiller.
Hangimiz bir damla suyu çok gördü?
Yada hangi ahmak kesti
Aldı onu.
Silindi geçtiğin yerlerdeki izler
Kokunu imbat rüzgarları çaldı nefesimden
Egenin mavi suları bilir
Ardından kaç sefer
İntihar teşebbüslerinde bulunduğumu.
Belki bir sabah körfeze vuracak cesedim.
Ben seni unutmak için,
Ne aşk cellatlarından,
Ne işkenceler görüp,
Cezamı doldurduğumu düşündüğüm vakit,
Sen,
Hiçbir şey olmamış gibi,
Şehrin ışıkları aydınlatıyorken tüm sokakları,
Yalnız bizim sokağımıza mı karalık düşüyor?
Ya bu esen kavurucu rüzgâr?
Evren mi alev aldı söyle,
Yoksa öfkenin ateşi mi yakan bu kirpiklerimi...
Sim siyah bulutlar şahit aşkıma,
Aşkın kadehine dökülecektik.
Damla damla düşüp çöl toprağıma,
Hani biz birlikte yeşerecektik.
Siyah bulutlarda karanlık düşler,
Yönümü döndüm sana,
Yalvardım yakardım ya,
Onursuz bir umuda,
Nasıl böyle bağlandım.
Sözler söylendi son kez,
Sakın görme halimi,
Verdiğin sözü tutma.
Sen de unut ismimi,
Bu son olsun,avutma.
Son olsun o bakışlar,
Son güneş doğuyor gelen son sabah,
En acı vedaymış hasret ayrılmak,
Kaderin yazdığı bozulmuyor ah,
Belki de kavuşmak mahşereymiş hak.
Kabrinde sabahlar bırakmam seni,
Dünyanın öbür ucundan,
Aynı gökyüzüne bakmak,
Yetmiyor böyle sevene,
Yetmiyor her gün ölene.
Kan kusuyor dudaklarım,
Turkuaz düşler bırakıyorum sana
Nereden bakarsan mavi,
Nereden bakarsan yeşil.
Bir ressamın en güzel tablosu,
Bir şiirin berceste mısrası gibi.
Karanlığa çakılan kibrit,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!