kendim için değil korkularım
ne zaman bilinmeze dönse yolculuklarım
içimde tedirgin telaş
sanırsın büyük bir savaş
Yalnızlık yormadı, yoramaz beni
seni konuşuyorum kendimle her daim
saçlarını okşamayı özlemişim
sıcak sarılmalarını
ocakta unuttuğun yemeğe yetişmeni
nedensiz ağladığın zamanlarda
seni teselli etmeyi
parmak ucunda yaşamak
bu şehrin sokaklarında
sabahçı kahvelerinde uyanmak güne
muhtaç olmak sımsıcak bir gülüşe
yıldızlar yağarken sevgilere
Seni her düşündüğümde
Yıldızlar sağanak sağanak yağardı geceye
Umutlar bir Yudum maviydi
Nakış Nakış işlerken Seni yüreğime
Tesadüflere sığdırdım kocaman yalanları
İpini çekmişken yaşamın
Hüzün kokan o eski şarkının
Nağmelerinde seni saklıyordum
Gün oluyor düşlerimde utanıyordum
Bazen hayaline sarılıp ağlıyordum
yazılmamıştı yazgımız daha
vazgeçmemiştik henüz canımızdan
sular boşuna akıyordu mecrasında
nihayetinde satmamıştık ruhumuzu şeytana
yıldızlar tek tek kayarken gökyüzünden
sonsuzluğa ulaşmak gibiydi gözlerin
her gece sana bölünüyor uykularım
sana susadıkça uyanıyorum
göğüslerinde kanıyor özlemler
saklambaçlarını oynamaktan yoruldum hayatın
sobe diyecek gücüm yok artık
kimsesiz bir aşkım var sadece
Hep beni yazdın gece nöbetlerine
sabrı verdin usuma
sevginin kangren olmuş yaralarında
beklemeyi öğrettin gelmeyeceğini bile bile
yorgun umutlara medet
dilde ismini zikir
biliyorum, kimsesiz kırık düş pıhtıları hatırlar sadece, sen değil,
ve belki biraz da,
seni misafir eden yüreğime gelişlerin, küçücük adımlarla...
ben seni korkularınla büyüttüm,
törelerin ile yoğurdum
ve bıçak sırtı
Tek bir cümleye sığdırmaya çalışıyorsun yaşamı
Parlatmak sanki çok eski eşyayı
Avuçlarından kaçırdığın umutların arkasından
Baka kalmak yapabildiğin
Bende sevildiğini unuttun
Zor geliyor şimdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!