derin derin çekiyorum içime nefesimi
karanlıktan korkuyorum
birazdan sönecek son mum
geleceğim dediğinden beri
hep böyleyim aydınlık özlüyorum
Gözlerinde Bahar açıyor sen Gülünce
Böyle bir Tatlı gülüş görmedim şu ömrümde
Şarkılar çalıyor uzakta bir yerde
Makam nihavent
Hadi beni gözlerinde esir et
Ben soyunurdum gece üşürdü,
beynim durur yüreğim düşünürdü.
Bilsen ne kadar mağrurdu yalnızlık,
hüzün çoğaldıkça ayrılık öldürürdü.
Oysa ben seni ne güzel sevmiştim,
yakışmaz artık vazgeçmek.
gülüm, yüreğimi örseleme
otuz küsur yıldan geri geliyorum
açım yorgunum çaresizim
susuzum sana
özlemişim toprak kokusu gibi
elinden içilecek çaya hasretim
teninin kokusu mu kaldı sadece
bu kadar hatıradan
ne ismin aklımda ne yüzün
mutluluk olabilecekken düş'ün
şimdi neredeyiz biz bir düşün
ardında bıraktığın
yalnız bir adam değil sadece
hüzün şu yüreğimde kalıcı ateş
yokluğun düş kırıklığı
yazılmamış sayfalar dolusu şiir
binlerce kez öleceğim kim bilir
son bakış gibiydi vedası aşkın
sağır ve dilsiz suskunlukların
ötelenmekten yorulmuş umutların
mavzer sesiyle ürpermiş kırlangıçtı
yankılarında boş duvarların
Dönemeçlerinde savrulduk yaşamın
olurlar dururken
olmazlarındaydık hep
ne tende ne bedende
bir tutam heveste kalabildik sadece
yağmurları yağıyordu oysa üstümüze sevdanın
çok ağır ilerliyor zaman
yorgun ayaklarım yokuş çıkamıyor artık
vakit yaklaşıyor
bilin ve unutmayın ne olur
beni bir kiraz bahçesine gömün
Sıkıldım umutla yaşamaktan
sıkıldım
Dümen suyunda sevdalardan
Bir Martı çığlığı gibi içim
yönüm yok yönsüzüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!