Ezelden nurun parladı, cihan hayran oldu sana,
Bütün mürselin önderi, sultan sensin bu cihana.
Yaratıldı cümle âlem, senin gül yüzün hürmetine,
Muhammed Mustafa dedik, sığındık biz rahmetine.
Yetim kaldın Mekke’de sen, ama Hak seni korudu,
Senden aldım kalbime bir darbe
Haberler gelir hep acı bir perde
Kelimeler biter, ne söylemek nafile
Gönlüm ağlar, gerçek ağlar yarama.
Zalim felek dönüp de gülmezmiş bana
Gözlerin süte düşen bir kahve gibi
duru ve temiz
Hele Çekince sürmeyi
içine çekip alır götürür beni
Bir kutuya kilitlemiş kalbini
Onsuz yaşamayı sevmiş
İçimde bir yağmur başlıyor ince ince,
Gölgen düşüyor sanki sızlayan yüreğime.
Hangi yana baksam hep aynı sessizlik,
Hasretin sarılıyor çaresiz ellerime.
Uzak dağlardan esen o rüzgârlar gibi,
Fırtınada savrulan ömrüm tükeniyor.
Gözlerimde bir hicran sızlıyor sicim sicim,
Gece çökünce bir kor düşüyor tam içime.
Martılar bile küsüp terk etti bu şehri,
Yokluğun, cellat gibi çöktü şu gençliğime.
Akşamlara dargınım, gecelerden davacı,
Feryadım rüzgârdır uzak dağlarda batan.
Gözyaşlarım neden dinmez
Bu dert benden hiç silinmez
Gözyaşlarım neden dinmez
Bu dert benden hiç silinmez
Öyle bir dert ki dinlenmez
Karanlık çökerken ıssız geceye
Sığındım ismindeki gizli heceye
Gönlümün aynası parlar aşkınla
Yolumu aydınlat, döndür secdeye
Hasbünallah ve ni’mel vekil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!