Taş mezarın başında, oturmuş ağlar dede.
Yanına vardım hemen, selam verdim edeple.
Aldı selamımı, dedi: “Otur oğul, gel hele.”
Dedim: Kimdir bu yatan, nedir derdin be dede
Elli yıl bir yastığa, baş koyduk biz ikimiz,
O toprağın altında, ben üstünde kimsesiz.
Gelin geldi köyüme, on yedi yaşındaydı,
Kınalı elleriyle, al yazma başındaydı.
Hastalandı be oğul, elini bırakmadım.
Bir gece sustu gitti, öylece kalakaldım.
Sabah çayı demlerim, iki bardak koyarım.
Unutamam bir türlü, yine onu ararım.
Dedim: “Dede, ağlama, o da seni bekliyor.”
Dedi: “Bilirim oğul, düşlerim de söylüyor.”
Kalktım, öptüm elini, bir Fatiha okudum.
Dedenin gözlerinde, elli yılı okudum.
Ben indim köy yoluna, dede kaldı arkada.
Bir ihtiyar, bir mezar, yalnız kaldı o karda.
Döndüm baktım uzaktan, hâlâ konuşuyordu.
Taşın soğuk yüzünü, eliyle okşuyordu.
Kayıt Tarihi : 3.11.2026 13:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!