Sen, tanrı kanatlı kuşlardın.
Ölüm ipleri dolanmıştı boğazına.
Zaman, senin kirpiklerinde durmuş,
Hem kayıtsız, hem misafirdi solukların...
Mavi yolculuklara dadandık sonra.
Sonra Kayıp adalar yarattık bir fırtınada.
Göklerin gözleri yıkıldı sonra toprağa
Ve Sen, tanrı kanatlı kuşlardın.
Alevli saçaklarla öpüşüyordun.
Alnında şiirlerin ak lekesi,
Ve al tenin senin,
ateşle suyu söndürebildi sonunda.
Sanki zaman, senin bakışlarına ölmüştü.
Ama sen yine de, tanrı kanatlı kuşlardın.
Yağan yağmur nasıl dönmüyorsa göklere,
Sende kayıtsız, sende misafirdin,
benim tenimde öylece.
Alnında zaman, delice süzülüp göklerden.
Senin Kanatlarına bindi rüzgar,
Kanatlarında sevgiyle boğuşan,
Senin Kanatlarını yırtan rüzgar.
Ama sen, sen tüm inadınla,
Tanrı kanatlı kuşlardın.
Sen saçılarak altın sarılı dansözlerin
bellerinin kıvraklığından,
Sen tanrı kanatlı kuşların gözlerinden,
Zaman mısın sen, sen bir inat.
Bana tanrı kokulu nefesinden versen.
Çünkü sen, sen tanrı kanatlı kuşlarsın.
Kayıt Tarihi : 29.10.2026 23:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!