Kulu kulla sevindirir
Kulu kulla güldürürsün
O kullara ömür verir
Sonra kulları öldürürsün
Kul dediğin kısa ömür
Yarab; Şu külfeti kaldır aradan
Sana yalvarıyorum; Ey! Ulu Yaradan
Günahım, gözümden geçiyor sıradan
Yarab; Şu külfeti, kaldır aradan
Günahlarımız çok, yüzümüz kara
Ya Resulallah; kurbandır bu canlar sana!
Çünkü hiçbir insanlık, erişemedi o makama
Yüzyirmidörtbin Nebi, Mürsel, Peygamber
Hiçbir insanlık, erişemedi o yüce makama
Seni şanın, ruhlar âleminden kat kat önce
Gider oldu kızım; Esma Eda
Kaldı geriye, hoş bir sada
Nişanlandı, zaten içti bade
Gider oldu kızım; Esma Eda
Gitmesi dert, kalması dert
Nur bir ışıktır
Nur bir ziyadır
Edep bir hayâdır
Bunu anlayana
Kalbin nurlandı mı?
Ben, bir yağı gördüm
Düşmandı, yağı gördüm
Öyle ölü gibi, sağı gördüm
Ben, bir yağı gördüm
Felekten, kam çalanda
İnsanlığın feryadını kim duyacak
Duyanda ne söyleyip ne diyecek
Bunca sorunu kim çözecek
Ah! Bu çığlığı kim duyacak
İnsanlığın ahlakını kemirdi
Sen aslında bir topraksın
Savrulan bir yapraksın
Aslında bir damla meni’sin
Nefsine uymuş bir cani’sin
Yeni askerlerimiz
Biri Ömer Biri Yusuf
Ömer Kırklareli’ne
Yusuf Artvin’e
Biri batıya biri doğuya
İkisi de kuzeyin sert iklimine
Ey İnsanlık bakın; Halep yanıyor
Yine canlarımız, yaralarımız kanıyor
Bir mahallede, bölgede halk sıkışmış
Ey İnsanlık bakın; Halep yanıyor
İnsanlık günlerdir, aç susuz perişan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!