Bir pazar akşamı, rastladım ben size
Niçin gelmiyorsun dedim, sen bize
Oturalım seninle, diz dize, göz göze
Niçin gelmiyorsun dedim, sen bize
Özledim, hasret kaldım sesinize
Rabbim, yarattı seni
Ol cismi, can sendedir
Nurundan, üfledi ruhunu
Ol canı teni, pak sendedir
Nuru ziya, verdi gözlere
Şaştım kaldım bu hale
Gitmez baştan bela
Her gün verilir sela
Şaştım kaldım bu hale
Nereye gider bunca insan
İsrail, Türklerle savaşmak istiyor
Bu savaştan asla kaçmak olmaz
Bizde bu arzu isteğe cevap verelim
Türkiye olarak, savaşa hazır olalım
Bizlere uyuttular; İsrail’in güvenliği
Bir gün bir yüzbaşı bir Köy Muhtarına
Askerleriyle beraber misafir olmuş
Muhtar misafirlerine bir koç kesmiş
Et pişmiş pilav üzerinde sofraya gelmiş
Bütün Komutanlar ve Askerler
Dizişmişler sofranın etrafına
Çağlardır, hiç dinmeyen bir şenlik bir neşe
Yıllarca hiç bitmeyen, bir arzu bir zevk
Asırlarca hiç eksilmeyen, bir aş ve bir iş
Ramazanlar Gelince, Ruhlarımız Şenlenir
Yıllar içinde, en güzel en bir nazlı mevsim
Yüzünde, secde izi olanlardır
İman, ihlas ile yola koyulanlar
Nebimin fark ettiği, alınlardırki
Rüku, secde için yere eğilenler
Tahsin Koç
Bak kardeşim; Saman alıyoruz, SIHA satıyoruz
Patates, soğan, sarımsak, alıp, İHA satıyoruz
Düşmanlarımızın gözüne, onun için batıyoruz
Saman, soğan, arpa, alıp SIHA ve IHA satıyoruz
Kimse bakmaz; Bu Hükümetin harp sanayiine
Ey bayan başına al şamiye
Başı açık sakın girme camiye
Bana Diyeceksin ki niye
Burası Allah’ın c.c. Evi
Bak Burası bir camidir
Vur yağız yiğitlerim, vur şanın yücelsin!
Dökülünce topraklara, kanın yücelsin
Senin gibi nice şehitler, yatar bu toprakta
Verdiğin kanınla canınla, vatan yücelsin
Derler; Hüma kuşu yükseklerden seslenir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!