Hüzünlü bir kış günü tanımıştım ben seni
Cevapsızdı, binlerce soru vardı kafamda
Olmazları olduran bir sesti duyduklarım
Az daha gelmeseydin savrulurdum tufanda
Cürüm üstüne cürüm, hasret üstüne hasret
Rahmeti sonsuz olan
Görüyor halimizi
Ezel Ebed Sultanı
Bilmez mi derdimizi
Bugün hasta ve zayıf
Bekârlık Sultanlık
Düşünme, kim demiş bekar perişan
Gönlünce eğlen sabah ve akşam
Zannetme sıkılır ilerde bu can
Üzülme, bekarlık sultanlık hocam
Senin aşkın hiç olmasa
Benim aşkım yeter sana.
Cihan peşinden ayrılsa
Benim aşkım yeter sana.
Bilmem gözün kimi arar
Bin defa vuruldum bin defa öldüm
Gömdüler ruhumu ben ölmem artık
Ne gün yüzü gördüm ne bir gün güldüm
Bin defa kırıldım ben gülmem artık
Yaptığın bal olsa, diktiğin atlas
Yan gelip yatarsak koltukta rahat,
Acep kurtarır mı bizi Beraat?
Kıpırda, silkelen şeytana inat
O zaman bulursun ukbada rahat...
Biraz tuz biraz biber
Biraz kaymak biraz bal
Aşkınla yansın ocak
Bir ömür hep öyle kal...
Bitmesin unun yağın
Bilmiyorum
Ne kadar tanıyorsun sen beni
Tanısan anlar mıydın
Dinler miydin derdimi
Bilmem kaçıncı mektup
Bilmem kaçıncı şiir
Bak ey zalim! gidiyorum bu elden
Hakkım Varsa Haram ola sem ola
Dokuz tahta yaptırmışım sedirden
Bundan sonra bayram ola şen ola
Derdim vardı, göğü deldi görmedin
Merak ediyor insan, ne bitmez enerji bu
Umutları yeşerten bilgi pınarı sanki
Ruhlarda bir inşirah, gözlerde bir kor ateş
Aranan ve beklenen, özlenen adam sanki...
Tek derdi çare olmak, onulmaz yaralara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!