Fırtına koparken söktü şafaklar,
Bir nabız hızıyla coşmuş ırmaklar,
İşler can evine, bütün yapraklar,
Ürkek bakışlarda, titrek yanaklar.
Solgun simasından hüzünler salan,
Iska bir mevsimden ardına kalan,
Biçare gönlümde büyüdü talan.
*
Kırlangıç göçüyle titrer tepeler,
Bir sağanak gibi taşmış dereler,
Sızar benliğime, uzak gölgeler,
Buğulu kirpikler, masum çehreler.
İpeksi saçlarda dağılmış teller,
Iska bir yağmurdan boşalan seller,
Umutsuz sevdamı savurdu yeller.
*
Boran habercisi hırçın denizler,
Bir soluk değerken açmış filizler,
Yayıldı ruhuma, silinmez izler,
Duru tebessümler, ak pak benizler.
Titreyen ellerde saklı anılar,
Iska bir rüzgârdan miras acılar,
Yorgun yüreğimde dondu sancılar.
*
Kasırga koptukça süzülür kuşlar,
Bir gök gürleyişle çarpar vuruşlar,
Kuşatır ömrümü, mağrur duruşlar,
Serin parmaklarla, kor dokunuşlar.
Narin omuzlarda nazlı edalar,
Iska bir tufanda sönen sedalar,
Boğazda düğümlü suskun vedalar.
Kayıt Tarihi : 6.11.2026 18:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!