Sürrealist Rüya Şiiri - Kemal Özavcı

Kemal Özavcı
18

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Sürrealist Rüya

Varlığınla hüzün tarlasından kaçarken sevinç bahçelerine gönlüm, bir nar ağacı gölgesine oturuveririm pervasızca...
O narki senin kalbine benzer,
her bir tanesi can verir bu aklı değil gönlü yitmiş deliye...
Bilirim sevdicek,
herkesin bir yitiği vardı dünyada
ve benim kaybettiğim yitiğimdin sanki bulduğumda... Her kişi niyetine değil
er kişi niyetine kaldırdım cenazemi senin musallanda. “Nasıl bilirdin” diye sordum kendime kendimi,
“iyi bilirdim” dedim...
İyi bilirdim çünkü; o seni sevmişti ve nasıl kötü olsundu ki?
Sen ki merhametin yeryüzü timsaliydin nazârımda, anladım ki melekler kanatsızda olabilirmiş!
Zira, yoksa ve hatta hâşâ! Söyle sen, Yağmurun Rabbinin sevgiyle görevlendirdiğimisin?
Bilirmisin sevdicek ne zamanki üfledin sûr’a ve başladı gönlümde kıyamet...
Ve dağlar yankılandı gülüşünle,
Ve gülüşün dağlar kadar yüce...
O ellerin ve sevginin pazarı kollarında, geçmeyen zamana ne oluyorda akıveriyor bir anda? Oysa ki senin saatin bir tek aşkı göstermeli sevgili, bıraksın zamanı, akrep tek, yelkovan ise gül desin! Tekgül! Monaroza!!!
Her şeyin bir mânâsı vardı hayatta ve sen mânânın en mânâlı yanı oluverdin yaşamın en mânâsız olduğu anda...
Mahrem duygularla sevdim sevdim seni sevgili!
Sevda sır ile olur dediler, adını dilimden gizledim çoğu günler ve geceler...
Elimde hayatın romanı,
Bir Nar ağacı gölgesindeyim; dizlerine uzanmışım sereserpe...
“sen öyle çağırmasaydın ben böyle gelir miydim?” diye başlıyor roman ve akrep Tek, yelkovan Gül diyor!!! Ben sana gülümsüyorum ve asıl roman başlıyor gülüşünle....

Kemal Özavcı
Kayıt Tarihi : 1.9.2018 01:20:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


"Monaroza...."

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!