Bir püsküllü musiki gibi serildi akşamın üstüne şehrin fırfırlı, loş ışıklı suretleri.
Yüreğimin asfaltına mucurlar dökmüştü belediye, gördüm ki değdiği yerlerden yekpare, sökülmüş boyalarım.
Kaçırdım kendimi yan yollarından son sürat, geçerken silindi o yolların şeritleri.
Kim bilir kaç engeli aştım çarpa çarpa, yıkılmıştır bütün telefon direkleri.
Mor üzüm bağıydı gövdem, asla uslanmadım desem inanır mısın yediğim dayaklardan?
Vanası hiç takılmadı ki bu hayratın, hep açıktı musluğum, susadıysan haydi iç.
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta